Irregular Verbs – Düzensiz Fiiller

09/07/2018 By
40689

İngilizce fiiller düzenli ve düzensiz fiiller olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu ayrımın ana nedeni ise Past Tense ve Present Perfect Tense cümlelerinde fiillerde yaşanan değişimdir.

Bilindiği üzere Past Simple yani fiillerin 2. halleri geçmiş zaman – Past Tense için kullanılır. Düzenli fiillerle geçmiş zaman cümleleri kullanılırken fiile kelimeye göre -d/-ed/ied takısı gelmektedir. Örnek vermek istersek;

 I cleaned my home / Samantha studied her lesson / Mr. Barkley baked avery delicious cake for his guests.

Past participle yani İngilizce fiillerin 3. halleri ise Present Perfect Tense için kullanılır. Düzenli fiillerle Present Perfect cümleleri kullanılırken yardımcı fiilden sonra gelen fiile -ed/-ied/-d takısı gelmektedir. Örnek vermek istersek;

 I have cleaned my home

İngilizce düzensiz fiillerde ise durum biraz farklıdır. Düzensiz fiillerin 2. halleri ve 3. halleri düzenli fiillere kıyasla Simple Past Tense ve Perfect Tense ile birlikte kullanılırken farklı çekimlenir. O halde düzensiz fiillerin 2. ve 3. hallerini Türkçe karşılıkları ile birlikte tabloda incelemeye başlayalım.

 

Düzensiz Fiiller – Irregular Verbs*

V1 – Base Form V2 – Past Simple V3 – Past Participle Türkçe Anlamı
awake awoke awoken uyandırmak
be was, were been olmak
beat beat beaten vurmak
become became become olmak
begin began begun başlamak
bend bent bent bükmek
bet bet bet bahse girmek
bid bid bid emretmek
bite bit bitten ısırmak
blow blew blown esmek
break broke broken kırmak
bring brought brought getirmek
broadcast broadcast broadcast yayımlamak
build built built inşa etmek
burn burned, burnt burned, burnt yakmak
burst burst burst patlamak
buy bought bought satın almak
catch caught caught yakalamak
choose chose chosen seçmek
come came come gelmek
cost cost cost mal olmak (masraf)
creep crept crept emeklemek
cut cut cut kesmek
deal dealt dealt anlaşmak
dig dug dug kazmak
do did done yapmak
draw drew drawn çizmek
dream dreamed, dreamt dreamed, dreamt rüya görmek
drive drove driven sürmek
drink drank drunk içmek
eat ate eaten yemek
fall fell fallen düşmek
feed fed fed beslemek
feel felt felt hissetmek
fight fought fought dövüşmek
find found found bulmak
flee fled fled firar etmek
fly flew flown uçmak
forbid forbade forbidden yasaklamak
forget forgot forgotten unutmak
forgive forgave forgiven affetmek
freeze froze frozen dondurmak
get got got, gotten almak
give gave given vermek
go went gone gitmek
grow grew grown büyümek
hang hung hung asmak
have had had sahip olmak
hear heard heard işitmek
hide hid hidden saklamak
hit hit hit vurmak
hold held held kaldırmak
hurt hurt hurt acıtmak
keep kept kept tutmak
know knew known bilmek
lay laid laid uzanmak
lead led led önderlik etmek
learn learned, learnt learned, learnt öğrenmek
leave left left terk etmek
lend lent lent ödünç vermek
let let let izin almak
lie lay lain yalan söylemek
lose lost lost kaybetmek
make made made yapmak
mean meant meant anlamına gelmek
meet met met görüşmek
pay paid paid ödemek
put put put koymak
read read read okumak
ride rode ridden sürmek
ring rang rung zil çalmak
rise rose risen yükselmek
run ran run koşmak
say said said söylemek
see saw seen görmek
sell sold sold satmak
send sent sent göndermek
show showed showed, shown göstermek
shut shut shut kapatmak
sing sang sung şarkı söylemek
sit sat sat oturmak
sleep slept slept uyumak
speak spoke spoken konuşmak
spend spent spent harcamak
stand stood stood beklemek
swim swam swum yüzmek
take took taken almak
teach taught taught öğretmek
tear tore torn yırtmak
tell told told anlatmak
think thought thought düşünmek
throw threw thrown atmak
understand understood understood anlamak
wake woke woken uyanmak
wear wore worn giymek
win won won kazanmak
write wrote written yazmak

İngilizce Düzenli Düzensiz Fiiller

Alice wrote a letter – Alice bir mektup yazdı – write

Her team won the match – Onun takımı maçı kazandı – win

She brought her lunch to school – O öğle yemeğini okula getirdi – bring

They saw a terrible film last day – Onlar geçen gün korkunç bir film izledi. – see

My mother has taken care of my baby since l was married – Annem evlendiğimden beri bebeğimle ilgilenmiştir. – take

My father has started a new project recently- Babam son sünlerde yeni bir projeye başladı– make

Formu doldurun sizi arayalım!

Blog Formu