İngilizce Fıkralar ve Türkçe Anlamları
31 Ara 2025
İngilizce Fıkralar ve Türkçe Anlamları
Fıkralar, kelime bilgisi ve dil bilgisi becerilerini geliştirmenin yanı sıra, kültürel farkları da anlamamıza yardımcı olurken, dilin esnekliklerini ve ince nüanslarını anlamanızı sağlar. Bu yazımızda, İngilizce fıkraları hem eğlenceli bir şekilde keşfedecek hem de her birinin Türkçe anlamlarına göz atacağız. Hazırsanız, hem gülümsetecek hem de öğretici olacak bu fıkralara göz atmaya başlayalım!
İngilizce Nasreddin Hoca Fıkraları ve Türkçe Anlamları
Nasrettin Hoca'nın hikayeleri, farklı kültürlerde de geniş bir izleyici kitlesine sahiptir. Aşağıda, Nasrettin Hoca'nın en bilinen fıkralarını İngilizce olarak sunduk ve her birinin Türkçe anlamlarını açıkladık.
- The Donkey and the Peddler
One day, Nasreddin Hodja was walking down the road with a peddler carrying goods on his donkey. The peddler was complaining about the weight of the goods. Nasreddin Hodja said, "If the donkey could talk, it would say the same thing about the weight of your goods."
Eşek ve Tüccar
Bir gün Nasrettin Hoca, üzerine yük taşıyan bir eşekle yol alırken yanındaki tüccar yükünün ağırlığından şikayet ediyormuş. Nasrettin Hoca ona, "Eğer eşek konuşabilseydi, senin yükünün ağırlığından şikayet ettiğini duyacaktın," demiş.
- The Pot of Soup
Nasreddin Hodja was cooking a pot of soup when someone knocked on his door. The visitor asked for a share of the soup, to which Nasreddin replied, "Sure, but you'll have to wait for the soup to get cold, just like the rest of us."
Çorba Tenceresi
Nasrettin Hoca bir gün çorba kaynatırken kapısı çalınmış. Ziyaretçi çorbadan bir pay istemiş. Nasrettin Hoca, "Tabii, ama diğerleri gibi sen de çorbanın soğumasını beklemek zorundasın," demiş.
- The Unseen Guest
A man knocked on Nasreddin Hodja's door and asked if there was anyone at home. Nasreddin replied, "No, there's no one here, only a guest who hasn't arrived yet!"
Görünmeyen Misafir
Bir adam, Nasrettin Hoca’nın kapısını çalmış ve içeride kimse olup olmadığını sormuş. Nasrettin Hoca, "Hayır, burada kimse yok, henüz gelmemiş bir misafir var," demiş.
- The Empty Pot
Nasreddin Hodja was selling an empty pot. A man approached him and asked, "Why are you selling an empty pot?" Nasreddin replied, "Because this pot has no worries or complaints."
Boş Tencere
Nasrettin Hoca boş bir tencere satıyormuş. Bir adam yaklaşarak, "Neden boş bir tencere satıyorsun?" diye sormuş. Nasrettin Hoca, "Çünkü bu tencerenin hiçbir derdi ve şikayeti yok," demiş.
- The Smelly Shoes
Nasreddin Hodja's neighbor complained about the smell of Nasreddin's shoes. Nasreddin, without missing a beat, replied, "The shoes are fine, it’s the smell of your nose that is the problem!"
Kokulu Ayakkabılar
Nasrettin Hoca'nın komşusu, Nasrettin'in ayakkabılarının kokusundan şikayet etmiş. Nasrettin Hoca, anında cevap vermiş: "Ayakkabılar gayet iyi, sorun senin burnunun kokusu!"
İngilizce La Fontaine Fıkraları ve Türkçe Anlamları
La Fontaine’in fıkralarında mizahın ve eğitici yönün bir arada bulunduğu, her yaştan insanın anlayabileceği öğretiler yer alır. Aşağıda, La Fontaine’in ünlü fıkralarını İngilizce olarak inceleyebilir ve her birinin Türkçe anlamlarını görebilirsiniz.
- The Tortoise and the Hare
The hare, confident in his speed, challenged the tortoise to a race. The tortoise, slow and steady, won the race because the hare became overconfident and took a nap during the race.
Kaplumbağa ile Tavşan
Tavşan, hızına güvenerek kaplumbağaya bir yarış önerir. Kaplumbağa yavaş ama istikrarlı bir şekilde yarışa devam eder ve tavşan aşırı güvenerek yarış sırasında uyuyakalır, sonunda yarışı kaplumbağa kazanır.
- The Fox and the Grapes
A fox sees some grapes hanging from a vine and tries to reach them. After several attempts, the fox gives up and says, "Those grapes are probably sour anyway."
Tilki ile Üzümler
Bir tilki, bir salkım üzüm görür ve onları almaya çalışır. Birkaç denemeden sonra vazgeçer ve "O üzümler zaten ekşidir," der.
- The Dog and His Reflection
A dog, carrying a bone in his mouth, sees his reflection in the water and thinks it's another dog with a bigger bone. He opens his mouth to grab the other bone, losing his own in the process.
Köpek ve Yansıması
Ağzında kemiğiyle bir köpek, suyun içinde başka bir köpeğin daha büyük bir kemiği olduğunu düşünerek yansımasına bakar. Diğer kemiği almak için ağzını açar ve kendi kemiğini kaybeder.
İngilizce Ezop Fıkraları ve Türkçe Anlamları
Ezop’un fıkraları, her yaştan insan için hem eğitici hem de düşündürücüdür. Aşağıda, Aesop'un en bilinen fıkralarını İngilizce olarak sunuyor ve her birinin Türkçe anlamlarını paylaşıyoruz.
- The Boy Who Cried Wolf
A shepherd boy repeatedly tricks nearby villagers into thinking a wolf is attacking his flock of sheep. When a wolf finally appears, the villagers do not believe him, and the wolf destroys the flock.
Kurtaran Çocuk
Bir çoban çocuğu, sürekli olarak yakındaki köylüleri koyunlarını kurt saldırısına uğradığına inandırır. Nihayet bir kurt ortaya çıktığında, köylüler ona inanmaz ve kurt koyunları yok eder.
- The Tortoise and the Hare
The hare, confident in his speed, challenged the tortoise to a race. The tortoise, slow and steady, won the race because the hare became overconfident and took a nap during the race.
Kaplumbağa ile Tavşan
Tavşan, hızına güvenerek kaplumbağaya bir yarış önerir. Kaplumbağa yavaş ama istikrarlı bir şekilde yarışa devam eder ve tavşan aşırı güvenerek yarış sırasında uyuyakalır, sonunda yarışı kaplumbağa kazanır.
- The Fox and the Crow
A hungry crow finds a piece of cheese and sits on a branch. The fox, eager to eat the cheese, flatters the crow and persuades him to sing. When the crow opens his mouth to sing, the cheese falls and the fox grabs it.
Tilki ile Karga
Aç bir karga, bir parça peynir bulur ve bir dala oturur. Tilki, peyniri yemek isteyerek kargayı övgüyle kandırır ve şarkı söylemesini sağlar. Karga ağzını açtığında peynir düşer ve tilki onu alır.
İngilizce Sokrates Fıkraları ve Türkçe Anlamları
Sokrates'in fıkraları, insan doğası, erdem ve bilgi hakkında derin düşünceler sunarken, aynı zamanda hayatın anlamı üzerine de düşündürür. Onun felsefi yaklaşımında yer alan “soru-cevap” yöntemi, fıkralarda sıkça kullanılır ve birçok zaman insanlar arasındaki boş inançları sorgulamaya yönelik mizahi bir dil kullanılır.
- The Wise Man and the Fool
A man asked Socrates, “What is wisdom?” Socrates replied, “To know that you know nothing." The man said, “But surely I know something.” Socrates smiled and said, “That’s the start of wisdom."
Bilge Adam ve Aptal
Bir adam Sokrat’a "Bilgelik nedir?" diye sordu. Sokrat, "Hiçbir şey bilmediğini bilmektir." dedi. Adam, "Ama kesinlikle bir şeyler biliyorum." dedi. Sokrat gülümsedi ve "İşte bilgelik bununla başlar," dedi.
- Socrates and the Athenian Jury
Socrates was brought to trial for corrupting the youth. When asked to defend himself, he replied, "I am not guilty of corruption, but I have caused many to think for themselves. That, I suppose, is what you consider corruption."
Sokrat ve Atina Jürisi
Sokrat, gençleri bozmakla suçlandı. Kendini savunması istendiğinde, "Ben yozlaştırmakla suçlanamam, ama pek çok kişiyi kendi başlarına düşünmeye teşvik ettim. Sanırım siz buna yozlaşma diyorsunuz," diye cevap verdi.
- The Unexamined Life
Socrates once said, “The unexamined life is not worth living.” His students asked him, "How can we examine our lives?" He replied, “By questioning everything and seeking
Knowledge."
İncelenmemiş Hayat
Sokrat bir zamanlar, "İncelenmemiş hayat yaşanmaya değmez," demişti. Öğrencileri ona, "Hayatlarımızı nasıl inceleriz?" diye sordular. O da, "Her şeyi sorgulayarak ve bilgi arayarak," diye yanıtladı.
- Socrates and the Rich Man
A rich man approached Socrates and said, “Socrates, you are so poor. Why don’t you ask for help?" Socrates answered, "I am richer than you because I don’t need anything."
Sokrat ve Zengin Adam
Bir zengin adam, Sokrat’a yaklaşarak, "Sokrat, ne kadar fakirsin. Neden yardım istemiyorsun?" dedi. Sokrat cevapladı, "Ben senden daha zenginim çünkü hiçbir şeye ihtiyacım yok."
- The Marketplace Philosopher
Socrates once stood in the marketplace, asking people questions to help them think more deeply about their lives. A passerby said, “Why don’t you go home and stop bothering people?” Socrates replied, “I am home. This is where I am meant to be.”
Pazar Yeri Filozofu
Sokrat bir zamanlar pazarda durup insanlara, hayatları hakkında daha derin düşünmelerine yardımcı olacak sorular soruyordu. Birisi, "Neden evine gitmiyorsun ve insanları rahatsız etmiyorsun?" diye sordu. Sokrat cevapladı, "Ben evdeyim. Burası olmam gereken yer."
En Komik 20 İngilizce Fıkra Örnekleri
İngilizce fıkralar, genellikle esprili kelime oyunları, komik durumlar veya akıllıca yaratılmış karakterlerle doludur. Bu fıkraların çoğu, mizahi bakış açılarını yansıtarak hem eğlendirici hem de düşündürücü olabilir. İşte, en komik 20 İngilizce fıkra örneğini sizi güldürebilmek için yazdık.
- A Smart Question
Interviewer: What motivates you to work so hard?
Candidate: My bills.
Mülakatçı: Seni bu kadar çok çalışmaya motive eden şey ne?
Aday: Faturalarım.
- A Short Cut
Liam: I have a photographic memory.
Nina: That’s amazing!
Liam: Yeah, but I never developed it.
Liam: Benim fotoğrafik hafızam var.
Nina: Harika bir şey bu!
Liam: Evet ama hiç bastırmadım.
- Grocery Logic
Wife: Why did you buy a dozen bananas? They’ll rot!
Husband: They were on sale.
Wife: That’s not saving if we throw them away.
Husband: But it felt like saving.
Eş: Neden bir düzine muz aldın? Çürürler!
Koca: İndirim vardı.
Eş: Atacaksak tasarruf değil bu.
Koca: Ama tasarruf gibi hissettirdi.
- Doctor’s Advice
Doctor: You need to exercise more.
Patient: Can’t I just think about exercising and get the same benefit?
Doctor: Only if thinking about salad also helps with weight loss.
Doktor: Daha fazla egzersiz yapmanız lazım.
Hasta: Egzersizi düşünsem aynı etki olur mu?
Doktor: Ancak salatayı düşününce kilo veriliyorsa olur.
- Multi-Tasking Fail
Boss: Why are you watching cat videos at work?
Employee: I’m multitasking — working and de-stressing at once.
Patron: İş yerinde neden kedi videoları izliyorsun?
Çalışan: Çoklu görev yapıyorum — hem çalışıyor hem rahatlıyorum.
- Generational Shift
Dad: When I was your age, I worked after school.
Son: When I’m your age, I’ll hire someone to remember this conversation.
Baba: Ben senin yaşındayken okuldan sonra çalışırdım.
Oğul: Ben senin yaşına geldiğimde bu konuşmayı hatırlaması için birini tutarım.
- Unclear Instructions
Wife: Please go buy a loaf of bread.
Oh, and if they have eggs, get a dozen.
Husband returns with 12 loaves of bread.
Wife: Why 12?
Husband: They had eggs.
Eş: Gidip bir somun ekmek al. Eğer yumurta varsa, bir düzine al.
Koca 12 ekmekle döner.
Eş: Neden 12 tane?
Koca: Yumurtaları vardı.
- Password Struggle
Website: Choose a password.
User: “Kitten123”
Website: Weak.
User: “K1tt3n!_On_Mars_2025”
Website: Too complicated.
User: “ForgetIt”
Website: Password accepted.
Site: Şifre seçin.
Kullanıcı: “Kitten123”
Site: Zayıf.
Kullanıcı: “K1tt3n!_On_Mars_2025”
Site: Çok karmaşık.
Kullanıcı: “ForgetIt” (Boşver)
Site: Şifre kabul edildi.
- Tech Support Woes
Customer: My computer won’t start!
Support: Did you press the power button?
Customer: Where’s that?
Support: The big one that says “power.”
Customer: Oh... I thought that was a suggestion.
Müşteri: Bilgisayarım açılmıyor!
Destek: Güç düğmesine bastınız mı?
Müşteri: O neredeymiş?
Destek: “Power” yazan büyük düğme.
Müşteri: Aa... Onu öneri sanmıştım.
- Job Interview Realness
Interviewer: What’s your biggest weakness?
Applicant: Honesty.
Interviewer: I don’t think honesty is a weakness.
Applicant: I don’t care what you think.
Mülakatçı: En büyük zayıflığınız nedir?
Aday: Dürüstlük.
Mülakatçı: Dürüstlük zayıflık sayılmaz ki.
Aday: Ne düşündüğünüz umurumda değil.
İngilizce Fıkralar ve Türkçe Anlamları Hakkında Sık Sorulan Sorular
İngilizce fıkraların çevirileri bire bir mi yapılır?
Hayır, İngilizce fıkralar espri yapıları korunarak anlamına uygun şekilde çevrilir.
Çocuklar için uygun olan İngilizce fıkralar var mı?
Evet, sizler için yazdığımız içeriğimizden çocuklara uygun gördüklerinizi seçilebilirsiniz.
İngilizce fıkraları nerelerde kullanabilirim?
İngilizce derslerinde, sunumlarda veya sosyal medyada İngilizce fıkraları paylaşabilirsiniz.
İngilizce fıkralar öğrenmeye nasıl yardımcı olur?
İngilizce fıkralar, kelime dağarcığınızı eğlenceli bir şekilde geliştirir.