İngilizce Get Ne Demek Get Kullanımı ve Örnek Cümleler

25 Ara 2025

İngilizce Get Ne Demek? Get Kullanımı ve Örnek Cümleler 

İngilizce konuşurken veya yazarken sıklıkla kullandığımız ‘’get’’ kelimesi zaman zaman farklı şekillerde kullanılabilir. Türkçede almak, elde etmek veya edinmek anlamlarına gelen İngilizcedeki “get” fiili soyut veya somut bir duruma veya koşula ulaşma sürecini ifade eder. Ayrıca, bir şeyi almak veya getirmek anlamına da gelebilir. Bu içerikte, örnek cümlelerle ve farklı yapılarla birlikte İngilizcedeki “get” kelimesini sizler için derledik. 

 

İngilizce Get Kullanımı 

İşte sizler için İngilizce ‘’get’’ kullanımı: 

 

Bir şeyi elde etmek anlamında kullanılan “get” fiili: 

  • I need to get a new phone case because I spilled  tea on the old one mistakenly. 
    (Yeni bir telefon kılıfı almalıyım çünkü eskisinin üzerine yanlışlıkla  çay döktüm.) 
  • I am going to the coffee shop to get an iced latte. 
    (Buzlu latte almak için kahve dükkanına gideceğim.) 

Belirli bir duruma gelmek veya erişmek anlamında kullanılan “get” fiili: 

  • I got tired after cleaning the whole terrace. 
    (Bütün terası temizledikten sonra yoruldum.) 
  • The weather is getting colder as the winter approaches. 
    (Kış yaklaştıkça havalar soğumaya başlıyor.) 

Getirmek anlamında kullanılan “get” fiili: 

  • Could you please get me my English book from the shelf? My hands are full. 
    (Kitaplıktan İngilizce kitabımı getirebilir misin? Ellerim dolu.) 
  • I’ll get something to drink to save time. 
    (Zaman kazanmak için içecek bir şeyler getireceğim.) 

 

Get + Dolaysız Nesne 

Get+Dolaysız Nesne ifadesi bir şeyin edinilmesi veya başarılmasını gösteren bir yapıdır. “Get” fiilinden sonra gelen dolaysız nesne edinilen şeyi ifade eder. 

  • I got your mail this morning but I couldn’t answer yet. 

(Postanı bu sabah aldım ama henüz cevaplayamadım.) 

  • I need to get my haircut before the prom. 

(Mezuniyetten önce saçımı kestirmem gerek.)  

  • He finally got a job after 2 years. 

(2 sene sonra sonunda bir iş buldu.) 

 

Get + Yer İsmi 

Get+Yer İsmi ifadesi bir yere ulaşmak veya varmak anlamında kullanılır. İfadeden de anlaşılacağı üzere “get” fiilinden sonra nesne değil yer ismi kullanılır. 

  • I can’t wait to get to Spain for education. I have always dreamed of living and studying in Europe. 
    (Eğitim için İspanya’ya gitmek için sabırsızlanıyorum. Her zaman Avrupa’da yaşamak ve okumak hayalimdi.) 
  • Let’s get to the theater tomorrow. I need some fun. 
    (Hadi yarın tiyatroya gidelim. Biraz eğlenmeye ihtiyacım var.) 
  • How did you get here without letting me know? 
    (Bana haber vermeden buraya nasıl geldin?) 

 

Get + Sıfat 

Burada zaman içinde meydana gelen bir değişikliği veya durumu ifade eder. Get fiilinden sonra bir sıfat kullanılır. 

  • I had been studying all day and I got tired. 
    (Bütün gün çalışıyordum ve yoruldum.) 
  • I haven’t drunk anything since I woke up. I’m getting thirsty. 
    (Uyandığımdan beri hiçbir şey içmedim. Susamaya başladım.) 
  • When she found out what happened in the class, he got really angry. 
    (Sınıfta ne olduğunu öğrendiğinde çok kızdı.) 

Get + Preposition 

İngilizcede kullandığımız “on, off, up, down, out, in, through, over, across, ve by” gibi kelimelere prepositions (edatlar) denir. Get fiili bir preposition ile birlikte kullanıldığında phrasal verb (edatlı fiil) olur. Phrasal verb’ler genelde kelimenin asıl anlamından bağımsız yeni bir anlam ortaya çıkarır. Anlamları içeriğe göre değişiklik gösterebilir.  

 

Get + on: Bir araca veya bir toplu taşıma aracına binmek anlamına gelir. 

 

  • I need to get on a plane to go to Switzerland. 
    (İsviçre’ye gitmek için uçağa binmeliyim.) 

 

  • Shall we get on the subway to go to the concert tomorrow? 
    (Yarın konsere gitmek için metroya binelim mi?) 

 

Get + off: Bir araçtan veya bir toplu taşıma aracından inmek anlamına gelir. 

 

  • We got off the plane and got our luggages from the baggage reclaim area. 
    (Uçaktan indik ve bagaj teslim bölümünden valizlerimizi aldık.) 

 

  • You need to get off the subway at the next stop. 
    (Bir sonraki durakta metrodan inmelisin.) 

 

Get + up: Bir yerden ayağa kalkmak veya doğrulmak anlamında kullanılır. 

 

  • She usually gets up late during the weekdays. 

(Hafta içi genelde geç kalkar.) 

 

  • I need to get up early on Sunday to make some preparations for my daughter’s birthday party. 
    (Pazar günü kızımın doğum günü hazırlığını yapmak için erken kalkmam gerekiyor.) 

 

Get + down: Bir yerden bir yere inmek, eğilmek anlamına gelir. 

 

  • Please get down from the wardrobe! You’re going to break your leg. 
    (Lütfen gardroptan in! Bacağını kıracaksın.) 
  • The cat got down from the tree with the help of a fireman. 
    (Kedi, bir itfaiyeci yardımıyla ağaçtan indi.) 

 

Get + out: Bir yerden ayrılmak veya çıkmak anlamına gelir. 

 

  • Get out of my house. I don’t want to see you anymore after what you have done. 
    (Evimden çık. Yaptığın şeyden sonra seni bir daha görmek istemiyorum.) 
  • The party was so funny. I didn't want to get out and go home. 
    (Parti çok eğlenceliydi. Partiden ayrılıp eve gitmek istemedim.) 

 

Get + through: Bir şeyi bitirmek veya tamamlamak anlamında kullanılır. Genellikle zorlukla veya diğer bir deyişle güçlükle bitirilen işlerde kullanılır. Bir şeyi atlatmak olarak da çevrilebilir. 

 

  • I finally got through my homeworks. It required a lot of organization and effort. 
    (Sonunda ödevlerimi atlattım. Çok fazla emek ve organizasyon istiyordu.) 
  • It took her for a while to get through all the paperwork for her new project about the new prototype. 
    (Yeni prototip ile ilgili projesinin tüm evrak işlerini bitirmesi biraz zaman aldı.) 

 

Get + in: Bir yere girmek anlamında kullanılır. 

  • We need to get in the car. The rain is increasingly pouring. 
    (Hızlı bir şekilde arabaya girmeliyiz. Yağmur giderek şiddetleniyor.) 
  • If you want to be there on time, please get in the bus. 
    (Oraya zamanında varmak istiyorsan lütfen otobüse bin.) 

 

Get + over: Bir hastalıktan, kayıptan veya duygusal bir sıkıntıdan kurtulmak anlamında kullanılır. 

 

  • I couldn’t get over her even after 8 months after we broke up. 
    (Ayrılmamızın üzerinden 8 ay geçmiş olmasına rağmen onu atlatamadım.) 
  • It took her a while to get over the kidney cancer. 
    (Böbrek kanserini yenmesi biraz zaman aldı.) 

 

Get + by: Bir durumu yönetmek, bir durumla başa çıkmak veya bir yerden geçmek anlamında kullanılır. 

  • As long as she could get by with his scholarship, he didn’t see any point asking money from his family. 
    (Bursu ile geçinebildiği sürece ailesinden para istemenin bir anlamı yoktu.) 
  • The people using a wheelchair had a hard time getting by because someone’s car blocked the footpath on the sidewalk. 
    (Tekerlekli sandalye kullananlar, birinin arabası kaldırımda yürüyüş yolunu kapattığı için geçmekte zorlandı.) 

İngilizce Get ile İlgili Cümleler 

  • I got tired after walking for two days. 
    (İki gün yürüdükten sonra yoruldum.
     
  • She got sad when she heard the bad news. 
    (Kötü haberi duyunca üzüldü.
     
  • Let’s get started with the meeting. 
    (Toplantıya başlayalım.
     
  • The Red Riding Hood got lost in the forest. 
    ( Kırmızı başlıklı kız ormanda kayboldu.
     
  • They got married last year. 
    (Geçen sene evlendiler.
     
  • I need to get ready for school. 
    (Okula hazırlanmalıyım.
     
  • We got stuck in traffic for 5 hours. 
    (5 saat boyunca trafikte sıkışıp kaldık.
     
  • She got better after taking the medicine. 
    (İlacı aldıktan sonra daha iyi oldu.
     
  • He got bored during Maths class. 
    (Matematik dersi sırasında sıkıldı.
     
  • You should get dressed quickly. 
    (Hızlıca giyinmelisin.
     
  • I got home late last week. 
    (Geçen hafta eve geç geldim.
     
  • He got off the subway at the next stop. 
    (Metrodan bir sonraki durakta indi.
     
  • We got on the bus just in time. 
    (Otobüse tam zamanında bindik.
     
  • She got over cancer quickly. 
    (Kanseri çabuk atlattı.
     
  • He got into a good university. 
    (İyi bir üniversiteye girdi.
     
  • I got out of the bus and ran in order not to stay late for the meeting. 
    (Toplantıya geç kalmamak için otobüsten indim ve koştum.
     
  • Don’t get in my way! 
    (Yoluma çıkma!
     
  • How did you get to the airport? 
    (Havaalanına nasıl gittin?
     
  • He got away before police caught her. 
    (Polis onu yakalamadan önce kaçtı.
     
  • I got back home at around 5. 
    (Eve saat 5’te döndüm.

To Get Fiili 

“To get” fiili zaman zaman “to be” fiili ile karıştırılıyor. Gelin aradaki farkı örneklerle birlikte inceleyelim. 

 

“To get rich” ve “to be rich” arasındaki fark nedir? 

Türkçede ikisi de “zengin olmak” olarak çevrilse de anlamsal olarak ikisi arasında farklılık bulunmaktadır. “To be rich” ifadesi halihazırda finansal rahatlığı, kalıcı veya devam eden bir zenginliği ifade eder. “To get rich” ise kişinin refah düzeyini yükselttiğini belirtirken kullanılır. Belirli bir maddi düzeyden daha yukarı çıkmak da diyebiliriz. 

 

“To be dark” ve “to get dark” arasındaki fark nedir? 

Türkçede ikisi de “karanlık olmak” olarak çevrilse de anlamsal olarak ikisi arasında farklılık bulunmaktadır. “To be dark” ifadesi kalıcı veya devam eden bir karanlığı ifade ederken, “To get dark” ise kararma sürecini ve bu süreçteki geçişi ifade eder. 

 

Bu durumda, ‘to be’ fiili için ‘to get’e göre daha kalıcı durumlardan bahsederken kullanılır diyebiliriz. ‘To get’ fiili için de daha çok geçiş süreçlerini ifade etmek için kullanılır şeklinde ifade edebiliriz. 

 

Get Fiili ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Get Nerede Kullanılır?
Get fiili çok yönlü bir fiildir ve birçok anlamda kullanılır, fakat yaygın olarak almak, elde etmek anlamına gelir.

Go ve Get Arasındaki Fark Nedir?
‘’Go’’ fiili bir yerden bir yere gitmek anlamına gelirken, ‘’get’’ fili bir yere varmak anlamında kullanılır.

Get Fiili 3. Hali Nedir?
Get fiilinin 3. hali ‘’gotten’’ olarak çekimlenmektedir.

Get’in Türkçesi Ne?
Türkçede almak, elde etmek veya edinmek anlamlarına gelen İngilizcedeki “get” fiili soyut veya somut bir duruma veya koşula ulaşma sürecini ifade eder.