İngilizce Komik Sözler ve Türkçe Anlamları
30 Ara 2025
İngilizce Komik Sözler ve Türkçe Anlamları
Bu içerikte, sizi hem güldürecek hem de İngilizce kelime ve kalıpları eğlenceli bir şekilde öğrenmenizi sağlayacak birbirinden komik sözleri derledik. Esprili ifadeler, kelime oyunları ve günlük konuşmalarda karşılaşabileceğiniz eğlenceli cümleler ile dolu bu liste sayesinde hem İngilizcenizi geliştirecek hem de keyifli vakit geçireceksiniz.; böylece sadece kelime öğrenmekle kalmayacak, aynı zamanda İngilizce mizah anlayışını da yakından tanıyacaksınız. Aşağıda yer alan komik sözler ve Türkçe anlamlarını inceleyebilirsiniz.
- "You only live once, but if you do it right, once is enough."
(Sadece bir kez yaşarsın, ama doğru yaşarsan bir kez yeter.) - "A day without sunshine is like, you know, night."
(Güneşsiz bir gün şey gibidir... bilirsiniz, gece.) - "All you need is love. But a little chocolate now and then doesn't hurt."
(Tek ihtiyacın sevgi. Ama ara sıra biraz çikolata da fena olmaz.) - "I'm not afraid of death; I just don't want to be there when it happens."
(Ölümden korkmuyorum; sadece olurken orada olmak istemiyorum.) - "I'm not superstitious, but I am a little stitious."
(Batıl inançlı değilim, ama birazcık inançlıyım diyelim.) - "I never feel more alone than when I'm trying to put sunscreen on my back."
(Sırtıma güneş kremi sürmeye çalışırken hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim.) - "The only thing that separates us from the animals is our ability to accessorize."
(Bizi hayvanlardan ayıran tek şey, aksesuar kullanma yeteneğimizdir.) - "As you get older, three things happen. The first is your memory goes, and I can't remember the other two."
(Yaşlandıkça üç şey olur. İlki hafızan gider, diğer ikisini hatırlamıyorum.) - "To call you stupid would be an insult to stupid people!"
(Sana aptal demek, aptallara hakaret olur!) - "Don't be so humble—you're not that great."
(Bu kadar alçak gönüllü olma—o kadar da harika değilsin.) - "I would like to procrastinate, but I keep putting it off."
(Ertelemek istiyorum, ama sürekli erteliyorum.) - "I'm not arguing, I'm just explaining why I'm right."
(Tartışmıyorum, sadece neden haklı olduğumu açıklıyorum.) - "I'm not lazy, I'm on energy-saving mode."
(Tembel değilim, enerji tasarrufu modundayım.) - "I'm on a seafood diet. I see food and I eat it."
(Deniz ürünleri diyeti yapıyorum. Yiyecek görüyorum ve yiyorum.) - "Everybody knows how to raise children, except the people who have them."
(Herkes çocuk nasıl yetiştirilir bilir, onları gerçekten yetiştirenler hariç.) - "Adults are always asking children what they want to be when they grow up because they're looking for ideas."
(Yetişkinler çocuklara büyüyünce ne olmak istediklerini sorar, çünkü kendileri için fikir arıyorlardır.) - "Age is something that doesn't matter unless you are a cheese."
(Yaş önemli bir şey değildir… peynir değilseniz tabii.) - "If hard work is the key to success, most people would rather pick the lock."
(Eğer başarıya giden yol çok çalışmaksa, çoğu insan kilidi kırmayı tercih eder.) - "Gravitation is not responsible for people falling in love."
(İnsanların aşık olmasından yerçekimi sorumlu değildir.) - "The best way to appreciate your job is to imagine yourself without one."
(İşinizin kıymetini bilmenin en iyi yolu, kendinizi işsiz hayal etmektir.) - "People say nothing is impossible, but I do nothing every day."
(İnsanlar hiçbir şey imkânsız değildir der, ama ben her gün hiçbir şey yapıyorum.) - "Common sense is like deodorant. The people who need it most never use it."
(Sağduyu deodorant gibidir. En çok ihtiyacı olanlar asla kullanmaz.) - "My friends tell me I have an intimacy problem. But they don’t really know me."
(Arkadaşlarım bana yakınlık kurma sorunum olduğunu söylüyor. Ama onlar beni gerçekten tanımaz.) - "They say don’t try this at home, so I went to my friend’s home."
(Bunu evde denemeyin diyorlar, ben de arkadaşımın evine gittim.) - "My bed is a magical place where I suddenly remember everything I had to do."
(Yatağım sihirli bir yer; yapmam gereken her şeyi birden hatırlıyorum.) - "Lies I tell myself: Just one more cookie. Just one more movie. Just one more minute.”
(Kendime söylediğim yalanlar: Sadece bir kurabiye daha. Sadece bir film daha. Sadece bir dakika daha.) - "That awkward moment when you're wearing Nikes and you can't do it."
(Nike giydiğin ama hâlâ yapamadığın o garip an.) - "Just dropped my new single! It's me. I'm single."
(Yeni teklimi çıkardım! Benim. Bekârım.) - "Be as picky with your men as you are with your selfies."
(Erkek seçiminde, selfie seçerkenki kadar seçici ol.) - "I know I'm a handful, but that's why you have two hands."
(Zor biri olduğumu biliyorum ama bu yüzden iki elin var.) - "Reality called. I hung up."
(Gerçeklik aradı. Yüzüne kapattım.) - "More issues than Vogue."
(Vogue’dan bile daha fazla sorunum var.) - "I know the voices in my head aren’t real … but sometimes their ideas are awesome."
(Kafamdaki seslerin gerçek olmadığını biliyorum… ama bazen fikirleri harika oluyor.) - "I’m in desperate need of a 6-month vacation … twice a year."
(Yılda iki kez altı aylık bir tatile fena halde ihtiyacım var.) - "True friends don’t judge each other. They judge other people … together."
(Gerçek arkadaşlar birbirini yargılamaz. Başkalarını birlikte yargılarlar.)
İngilizce Komik Sözler ve Türkçe Anlamları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İngilizce Komik Sözler Ne Demek?
Komik sözler İngilizceye “Funny Quotes” olarak çevrilebilir.
İngilizce Pun ne demek?
Pun, yani kelime oyunu, benzer seslere sahip ama farklı anlamlara gelen kelimeleri bilinçli olarak kullanarak mizah yaratma söz sanatıdır.
İngilizce Komik Sözleri Kim Söylemiştir?
İngilizce komik sözler, oyuncular, yazarlar dizi karakterleri ve sosyal medya içerik üreticileri tarafından söylenmiştir.
İngilizce Komik Sözler Nerede Kullanılır?
İngilizce komik sözler,sosyal medya gönderilerinde, tişört baskıları, duvar yazıları ve kupa gibi ürünlerde, sunumlarda ve konuşmalarda dikkat çekmek ya da eğlendirmek amacıyla, reklam ve pazarlama içeriklerinde ve günlük sohbetlerde arkadaşlarla espri yapmak için kullanılabilir.