İngilizce Mevlana Sözleri ve Türkçe Anlamları

30 Ara 2025

İngilizce Mevlana Sözleri ve Türkçe Anlamları  

Bu içerik, Mevlana Celaleddin Rumi’nin evrensel mesajlar içeren en anlamlı sözleri hem İngilizce hem de Türkçe olarak bir araya getiriyor. Bu derleme, hem dil öğrenenler hem de Mevlana'nın öğretilerine farklı bir dille dokunmak isteyenler için ilham verici bir kaynak sunuyor. Ruhunuzu besleyen derin sözlerle İngilizcenizi geliştirmek istiyorsanız aşağıdaki Mevlana sözleri ve Türkçe anlamlarına ulaşabilirsiniz. 

  • “What you seek is seeking you.” 
    (Senin aradığın şey, seni arıyor.) 
  • “Don’t grieve. Anything you lose comes round in another form.” 
    (Üzülme. Kaybettiğin her şey başka bir biçimde geri döner.) 
  • “The wound is the place where the light enters you.” 
    (Yara, ışığın sana girdiği yerdir.) 
  • “You were born with wings, why prefer to crawl through life?” 
    (Sen kanatlarla doğdun, neden hayatı sürünerek geçirmeyi seçiyorsun?) 
  • “Try not to resist the changes that come your way.” 
    (Karşına çıkan değişimlere direnmemeye çalış.) 
  • “Raise your words, not voice. It is rain that grows flowers, not thunder.” 
    (Sözünü yükselt, sesini değil. Çiçekleri büyüten yağmurdur, gök gürültüsü değil.) 
  • “Let yourself be silently drawn by the strange pull of what you really love.” 
    (Gerçekten sevdiğin şeyin garip çekimine sessizce kapıl.) 
  • “Don’t get lost in your pain, know that one day your pain will become your cure.” 
    (Acının içinde kaybolma, bir gün acının şifana dönüşeceğini bil.) 
  • “Be like a tree and let the dead leaves drop.” 
    (Bir ağaç gibi ol ve kurumuş yaprakların dökülmesine izin ver.) 
  • “Be patient where you sit in the dark. The dawn is coming.” 
    (Karanlıkta oturduğun yerde sabret. Şafak yaklaşıyor.) 
  • “When the soul lies down in that grass, the world is too full to talk about.” 
    (Ruh o çimenlere uzandığında, dünya hakkında konuşulamayacak kadar doludur.) 
  • “Why do you stay in prison, when the door is so wide open?” 
    (Kapı bu kadar açıkken neden hâlâ hapishanede kalıyorsun?) 
  • “Wear gratitude like a cloak and it will feed every corner of your life.” 
    (Şükranı bir pelerin gibi giy, hayatının her köşesini besleyecektir.) 
  • “There is a voice that doesn’t use words. Listen.” 
    (Sözcükleri kullanmayan bir ses vardır. Dinle.) 
  • “The moment you accept what troubles you've been given, the door will open.” 
    (Sana verilmiş sıkıntıları kabul ettiğin anda kapı açılır.) 
  • “As you start to walk on the way, the way appears.” 
    (Yola çıkmaya başladığında yol da görünür.) 
  • “Your task is not to seek for love, but to find all the barriers within yourself that you have built against it.” 
    (Görevin aşkı aramak değil, onun önüne koyduğun engelleri bulmaktır.) 
  • “Don’t you know yet? It is your Light that lights the worlds.” 
    (Hâlâ bilmiyor musun? Dünyaları aydınlatan senin ışığındır.) 
  • “Be like the sun for grace and mercy.” 
    (Lütuf ve merhamette güneş gibi ol.) 
  • “Close both eyes to see with the other eye.” 
    (Öteki gözle görmek için iki gözünü de kapa.) 
  • “The garden of the world has no limits, except in your mind.” 
    (Dünyanın bahçesinin sınırı yoktur, sadece senin zihninde vardır.) 
  • “With life as short as a half-taken breath, don't plant anything but love.” 
    (Yarım bir nefes kadar kısa olan bu hayatta, sevgiden başka bir şey ekme.) 
  • “Seek the wisdom that will untie your knot.” 
    (Düğümünü çözecek bilgeliği ara.) 
  • “Let yourself be silently drawn by the pull of what you love.” 
    (Sevdiğin şeyin çekimine sessizce kapıl.) 
  • “Don’t you know it yet? It is your light that lights the world.” 
    (Hâlâ bilmiyor musun? Dünyayı aydınlatan senin ışığındır.) 
  • “Move, but don’t move the way fear makes you move.” 
    (Hareket et, ama korkunun seni hareket ettirdiği şekilde değil.) 
  • “Be like water. Flow, adapt, and never stop.” 
    (Su gibi ol. Ak, uyum sağla ve asla durma.) 
  • “Silence is the language of God, all else is poor translation.” 
    (Sessizlik Tanrı’nın dilidir, geri kalanı sadece zayıf bir çeviridir.) 
  • “The soul has been given its own ears to hear things the mind does not understand.” 
    (Ruh, aklın anlayamayacağı şeyleri duymak için kendi kulaklarıyla donatılmıştır.) 
  • “Be a lamp, or a lifeboat, or a ladder. Help someone's soul heal.” 
    (Bir lamba ol, bir cankurtaran ya da bir merdiven. Birinin ruhunun iyileşmesine yardım et.) 
  • "Come, come, whoever you are. Wanderer, worshiper, lover of leaving – it doesn't matter. Ours is not a caravan of despair. Even if you have broken your vows a hundred times, come, yet again, come."  
  • (Gel, ne olursan ol yine gel, İster kâfir, ister mecusi, ister puta tapan ol yine gel, Bizim dergâhımız, ümitsizlik dergâhı değildir, Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel)  
  • “Love is the bridge between you and everything.” 
    (Aşk, seninle her şey arasındaki köprüdür.)   
  • “When you let go of who you are, you become who you might be.” 
    (Kim olduğunu bıraktığında, olabileceğin kişi olursun.) 

İngilizce Mevlana Sözleri ve Türkçe Anlamları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Mevlana'nın En Ünlü Sözü Nedir?
Mevlânâ’nın en ünlü sözü, herkesi kapsayıcı çağrısıyla bilinen şu ifadedir: "Gel, ne olursan ol yine gel". Bu söz, Mevlânâ’nın hoşgörü, bağışlama ve insan sevgisini özetler.

Mevlana İngilizce Nasıl Yazılır?
Mevlânâ'nın İngilizce yazımı genellikle “Rumi” şeklindedir.

Ne Olursan Ol Yine Gel Mevlana İngilizce?
“Ne Olursan Ol Yine Gel” sözü İngilizceye "Come, come, whoever you are” olarak çevirilebilir.

Mevlana'nın En Güzel Sözleri Nelerdir?
Mevlânâ’nın en güzel sözleri, insanın ruhuna dokunan evrensel mesajlar taşır. “Aradığın şey seni arıyor”, “Yara, ışığın girdiği yerdir” ve “Sözünü yükselt, sesini değil” gibi sözleri, hem ruhsal farkındalık hem de yaşamın anlamı üzerine derin düşünceler sunmaktadır.