İngilizce Titanik Filmi Özeti ve İngilizce Titanik Replikleri
26 Ara 2025
İngilizce Titanik Filmi Özeti ve İngilizce Titanik Replikleri
Titanik, 1997 yılında Kanadalı yönetmen James Cameron tarafından yazılıp yönetilmiştir. Filmin başrollerinde Leonardo DiCaprio (Jack Dawson) ve Kate Winslet (Rose DeWitt- Bukater) yer almaktadır. Film, 1912 yılında yaşanan ve ses getiren Titanik gemisinin batışından esinlenmiştir. Tüm zamanların sevilen kült filmi Titanik, 14 dalda Akademi Ödülüne aday gösterilmiş ve En İyi Film ile En İyi Yönetmen ödülleri ve on bir dalda ödül kazanmıştır. Aynı zamanda, soundtrack’i ve My Heart Will Go On adlı şarkısıyla da Titanik filmi ünlenmiştir. Günümüzde de hala popülerliğini sürdüren ve milyonlar tarafından izlenen Titanik filminin, konusunu ve en güzel İngilizce Titanik repliklerini sizler için derledik.
Titanik Filminin Konusu
Titanik, RMS Titanic’in batışı sırasında geçen hüzünlü bir aşk hikayesini anlatmaktadır. Varlıklı bir ailenin kızı Rose ile Jack adlı özgür ruhlu genç sanatçı arasındaki bu imkansız aşk, geminin batmasıyla trajik bir şekilde son bulur. Film, Titanik gemisinin enkazında define avcısı Brock Lovett’ın Okyanusun Kalbi ismindeki elmas kolyeyi araması ile başlar. Elmas kolyenin yerine Titanic’in battığı gece, yani 14 Nisan 1912 tarihine ait elmas kolyeyi takan bir kadın fotoğrafı bulunur. Resmin bulunduğu haberini öğrenen Rose Dawson Calvert isimli yaşlı kadın define avcısı Brock Lovett’ı arayarak o fotoğraftaki kadının kendisi olduğu iddiasını öne sürer. Okyanusun Kalbi ismindeki elmas kolyenin yeri hakkında bilgisi olup olmadığı sorulunca Rose, Titanik gemisindeki anılarını define ekibine anlatmaya başlar.
Titanic tells a poignant love story set during the sinking of the RMS Titanic. This impossible romance between Rose, the daughter of a wealthy family, and Jack, a free-spirited young artist, ends tragically with the ship's sinking. The film begins with treasure hunter Brock Lovett searching for a diamond necklace called the Heart of the Ocean in the wreck of the Titanic. Instead of the necklace, a photograph of a woman wearing the diamond on the night of the sinking—April 14, 1912—is found. After hearing news of the photo, an elderly woman named Rose Dawson Calvert contacts Brock Lovett and claims to be the woman in the picture. When asked if she knows the whereabouts of the Heart of the Ocean, Rose begins to recount her memories aboard the Titanic to the treasure-hunting team.
Titanik Filmi Gerçek Mi?
Kısmen evet. Titanik filmi, gerçek bir olay olan RMS Titanik gemisinin 14 Nisan 1912 tarihinde buz dağına çarpıp batmasına dayanmaktadır, fakat James Cameron senaryoya kurgusal bir aşk hikayesi katarak tarihi olayı biraz da kurgu katarak seyirciye sunmuştur. Dolayısıyla Titanik RMS faciası, tarihsel bir gerçekliği olmasına rağmen filmin ana karakterleri ve bazı olayları kurgudur.
Titanik Hakkında Çok Konuşulan Detaylar
Titanik faciası, bilimden sanata kadar birçok alanda hala boy göstermektedir. İşte bu yüzden sizler için Titanik gemisi hakkında çok konuşulan detayları derledik:
- RMS Titanik gemisinin enkazı, 1985 yılında deniz araştırmacısı Robert Ballard tarafından keşfedilmiştir.
- Yolcuları sakinleştirmek için gemi tamamen batana kadar müzisyenler ve orkestra üyeleri aralıksız bir şekilde müzik çalıp şarkı söyledi.
- Titanik gemisi toplamda 3.547 kişiyi taşıyabilecek kapasitedeydi. Buna rağmen gemi, toplamda sadece 1.178 kişiyi taşıyabilecek sayıda filikaya sahipti.
- Titanik gemisinin 4 adet devasa bacası vardı. Fakat söylenen bilgilere göre, dördüncü bacanın hiçbir işlevi yoktu. Yani herhangi bir kazana veya kömür fırınına bağlı değildi. Sadece geminin estetik görünüşünü ve simetrisini tamamlamak amacıyla konmuştu.
- RMS Titanic gemisi, 46000 ton ağırlığında ve 268 metre uzunluğundaydı. Dönemin en büyük ve en lüks gemilerinden biriydi.
- Morgan Robertson adlı yazar 1898’de yani Titanik batmadan tam 14 yıl önce bir kitap kaleme alır. İlginç bir şekilde Robertson’un Futility, Or The Wreck of the Titan adlı kitabında yazanlarla, RMS Titanik gemisinin başına gelen olaylar birbirleriyle benzerlik göstermektedir. Robertson’un kitabında anlatılan Titan adlı gemi 248 metre uzunluğundadır ve Southampton limanından yola çıkmaktadır. Titanik de aynı limandan yolculuğa çıkmıştır. Romandaki gemi de aynı Titanik gibi 3 pervanelidir. Robertson’un romanındaki Titan, sancak tarafından bir buz dağına çarpar ve 1500 kişi yaşamını kaybeder. Şaşırtcı bir şekilde Titanik de aynı noktadan buz dağına çarpar ve 1514 kişi hayatını kaybeder.
- Son dönemlerde enkazda yapılan incelemelere göre Titanik’in 1912 koşullarında gelişigüzel kullanılan ve camları gemilere monte etmeye yarayan çelik vidaların elle monte edildiği ve zayıf materyalden yapıldığı tespit edilmiştir. Enkazda geminin alt katlarındaki camların büyük zarar gördüğü gözlemlenmiştir.
- Titanik çok büyük bir gemiydi, bu denli devasa bir gemiyi hareket ettirmek için de çok fazla güç gerekiyordu. Geminin motorları 159 adet kömür fırınından beslenen 29 kazan sayesinde çalıştırılıyordu.
- Yolcular için acil durumlarda filikaların nasıl kullanılacağına dair planlanan bir talim vardı ve kazanın 1 gün öncesine planlanmıştı. Fakat bilinmeyen bir sebepten ötürü talim iptal edildi.
- Titanik’in mürettebatı 892 kişiden oluşuyordu. Mürettebatın büyük çoğunluğu geminin makinelerini çalıştırmak, yolculara hizmet etmek veya gemiyi yönetmekle görevliydi. Titanik’in batışında mürettebatın yüzde 76’sı hayatını kaybetti.
- Titanik’in orjinal adının önünde RMS ifadesi bulunmaktadır. “Royal Mail Ship” yani “İngiliz Kraliyetine ait Posta Gemisi” anlamına gelen ifadelere göre geminin batışı Britanya’ya hakaret olarak sayılmış ve savaş ilan etme amacıyla batırıldığı efsanesi ortaya atılmıştır.
- Titanik gemisinin buzdağı ile çarpışması 30 saniye sürmüştür.
- Titanik enkazı hakkında oldukça komplo teorileri üretilmektedir. Örneğin, Titanik enkazının lanetli olduğunu düşünen insanlar bile var.
En Güzel İngilizce Titanik Replikleri ve Türkçeleri
İşte sizler için Titanik filminde kullanılan en güzel replikler ve Türkçeleri:
1.“I’m the king of the world!”
(Ben dünyanın kralıyım!)
2.”I’ll never let go. I promise.”
(Asla bırakmayacağım. Söz veriyorum.)
3.“God himself could not sink this ship.”
(Tanrının kendisi bile bu gemiyi batıramazdı.)
4. “I’m just a girl, standing in front of a boy, asking him to love her.”
(Ben sadece bir kızım, bir erkeğin önünde duran ve ondan sevgi isteyen.)
5. “I’m flying, Jack!”
(Uçuyorum, Jack!)
6. “Draw me like one of your French girls.”
(Beni Fransız kızlarından biri gibi çiz.)
4. “I see you.”
(Seni görüyorum.)
8. “You have a gift, Jack. You do. You see people.”
(Bir yeteneğin var, Jack. Var. İnsanları görebiliyorsun.)
9. “A woman’s heart is a deep ocean of secrets.”
(Bir kadın kalbi, sırlarla dolu derin bir okyanustur.)
10. “You jump, I jump, remember? I can’t turn away without knowing you’ll be all right.”
(Sen atlarsan ben de atlarım, hatırladın mı? İyi olacağını bilmeden geri dönemem.)
13. “I figure life’s a gift, and I don’t intend on wasting it. You never know what hand you’re gonna get dealt next. You learn to take life as it comes at you.”
(Hayatın bir hediye olduğunu düşünüyorum, ve ben bunu ziyan etmeye niyetim yok. Bir sonraki elin ne olacağını asla bilemezsiniz. Hayatı sana geldiği gibi kabul etmeyi öğrenirsin.)
11. “I’m not a foreman in one of your mills that you can command. I’m your fiancé.”
(Senin fabrikandaki ustabaşı değilim ki senin emrinle hareket edeyim. Ben senin nişanlınım.)
12. “This is where they fought the Battle of Gettysburg. Fifty thousand men died right here on this field, fighting the same fight that we are still fighting among ourselves today.”
(İşte burası Gettysburg Savaşı’nın yapıldığı yer. Burada elli bin adam öldü, bugün hala kendi aramızda savaştığımız aynı savaşı sürdürüyoruz.)
13. “I’m not a foreman in one of your mills that you can command. I’m your fiancé.”
(Senin fabrikandaki ustabaşı değilim ki senin emrinle hareket edeyim. Ben senin nişanlınım.)
14. “You’re going to get out of here. You’re going to go on and make lots of babies, and you’re going to watch them grow. You’re going to die an old… an old lady warm in her bed, but not here, not this night. Not like this, do you understand me?”
(Buradan çıkacaksın. Gideceksin ve bir sürü bebek yapacaksın, onların büyümesini izleyeceksin. Yaşlı bir kadın olarak sıcak bir yatakta öleceksin, ama burada değil, bu gece değil. Böyle olmayacak, beni anlıyor musun?)
15. “I’m sorry that I didn’t build you a stronger ship, young Rose.”
(Genç Rose, sana daha güçlü bir gemi yapmadığım için üzgünüm.)
16. “Promise me you’ll survive. That you won’t give up, no matter what happens, no matter how hopeless.”
(Bana söz ver, hayatta kalacaksın. Ne olursa olsun, umutsuzluğa kapılmayacaksın.)
17. “This is it! Hold on, Jack. Hold on!”
(İşte bu! Dayan, Jack. Dayan!)
18. “It’s not up to you to save me, Jack.”
(Beni kurtarmak senin işin değil, Jack.)
19. “I’d rather be a nomad and alone than settle.”
(Ben yerleşmek yerine, yalnız bir göçebe olmayı tercih ederim.)
20. “But now you know there was a man named Jack Dawson, and that he saved me. In every way that a person can be saved. I don’t even have a picture of him. He exists now only in my memory.”
(Ama artık Jack Dawson adında bir adam olduğunu ve beni kurtardığını biliyorsunuz. Bir insanın kurtarılabileceği her şekilde. Onun bir fotoğrafı bile yok. O artık sadece benim hatıralarımda var olacak.)
İngilizce Titanik Filmi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Titanik İngilizcede Nasıl Okunur?
‘’Titanik’’ kelimesi İngilizcede ‘’taytenik’’ şeklinde okunur.
Titanik Ne Anlatıyor?
Titanik filmi, RMS Titanic’in batışı sırasında geçen bir aşk hikayesini anlatmaktadır.
Titanik Filminin Konusu Nedir?
Titanik, RMS Titanic’in batışı sırasında geçen hüzünlü bir aşk hikayesini anlatmaktadır. Varlıklı bir ailenin kızı Rose ile Jack adlı özgür ruhlu genç sanatçı arasındaki bu imkansız aşk, geminin batmasıyla trajik bir şekilde son bulur.
Titanik Filminin Sonu Nasıl Bitiyor?
Titanik filminin sonu trajik bir şekilde bitmektedir