Seyahatle Alakalı İngilizce Deyimler ve Türkçe Anlamları

10 Ara 2025

Seyahatle Alakalı İngilizce Deyimler ve Türkçe Anlamları 

Seyahat etmek sadece yeni yerler görmek değil, aynı zamanda farklı kültürleri keşfetmek, kendini geliştirmek ve unutulmaz anılar biriktirmek demektir. İngilizce’de seyahatle ilgili birçok deyim vardır ve bu deyimler hem günlük konuşmalarda hem de yazılı metinlerde sıkça karşımıza çıkar. Bu deyimleri öğrenmek, hem dil becerilerinizi geliştirir hem de seyahat deneyimlerinizi daha renkli bir şekilde ifade etmenizi sağlar. Bu içerikte seyahatle alakalı İngilizce deyimleri ve Türkçe anlamlarını görebilirsiniz. 

 

Seyahatle Alakalı 50 İngilizce Deyim 

Seyahatle alakalı İngilizce 50 deyim aşağıda tabloda verilmiştir. 

İngilizce Deyim Türkçe Anlamı 
Hit the road Yola çıkmak 
Travel light Az eşya ile seyahat etmek 
Off the beaten track Turistik olmayan, keşfedilmemiş yerde olmak 
Catch the travel bug Seyahate bağımlı hale gelmek 
Live out of a suitcase Sürekli seyahat etmek, otellerde yaşamak 
Red-eye flight Gece yarısı uçuşu 
Break the journey Yolculuğa ara vermek 
Have itchy feet Yerinde duramamak, sürekli seyahat isteği duymak 
On the road Yollarda olmak 
At a crossroads Karar verme aşamasında olmak 
Call it a day Günü/yolculuğu bitirmek 
Hit the jackpot Beklenmedik şekilde güzel bir yer keşfetmek 
Take the scenic route Manzaralı yolu seçmek 
Throw caution to the wind Kendini riske atmak, anın tadını çıkarmak 
Pack your bags Bavulları toplayıp gitmek 
Go the extra mile Seyahatte daha fazla çaba harcamak 
On cloud nine Çok mutlu olmak (seyahat sırasında yaşanan mutluluk) 
Burn rubber Hızla yola koyulmak 
Home away from home Ev gibi hissettiren yer 
Globe-trotter Dünyayı dolaşan kişi 
Wanderlust Dünyayı gezme tutkusu 
Road less traveled Az kişinin seçtiği yol / sıra dışı rota 
Hit the road running Yolculuğa enerjik şekilde başlamak 
Lost in translation Yolculukta yanlış anlama yaşamak 
Footloose and fancy-free Özgürce, plansız seyahat etmek 
Travel broadens the mind Seyahat ufku genişletir 
To miss the boat Fırsatı kaçırmak (seyahatle ilgili de kullanılır) 
Out of the way place Uzak, kimsenin gitmediği yer 
Fly by the seat of your pants Plansızca, anlık kararlarla seyahat etmek 
Hit the trail Yola koyulmak, özellikle doğa yürüyüşünde 
Pit stop Kısa mola / duraklama 
Take a rain check Geziyi daha sonraya ertelemek 
Go off the grid Medeniyetten uzak seyahat etmek 
Jet set Sürekli uçakla seyahat eden zengin grup 
Road trip Arabayla yapılan uzun yolculuk 
Sail close to the wind Riskli şekilde seyahat etmek 
Like ships passing in the night Yolda tesadüfen karşılaşıp sonra ayrılmak 
Break new ground Yeni yerler keşfetmek 
Hop on the bandwagon Popüler olan bir seyahat trendine kapılmak 
Hit the sack (on the trip) Yolculuk sırasında hemen uyumak 
No stone unturned Gezi sırasında her yeri incelemek 
Up in the air Seyahat planı belirsiz olmak 
Go walkabout Amaçsızca dolaşmak, gezmek 
Around the corner Çok yakın bir yerde olmak 
Stretch your legs Yolculukta bacaklarını açmak için yürümek 
Off the map Haritada olmayan / çok uzak bir yer 
Pack it in Seyahati bitirip eve dönmek 
Go with the flow Seyahatte akışına bırakmak 
Take off Uçağın havalanması / yola çıkmak 
Hit the gas Yolculuğa hız vermek 

 

Seyahatle Alakalı İngilizce Deyimlere Örnekler 

 Seyahat ile ilgili deyimlerin cümle içinde kullanımlarına örnekler; 

 

We woke up early to hit the road before traffic. 

(Trafik başlamadan yola çıkmak için erken kalktık.) 

 

I prefer to travel light, just a backpack is enough for me. 

(Hafif seyahat etmeyi tercih ederim, sadece bir sırt çantası bana yeter.) 

 

We found a small café off the beaten track in Rome. 

(Roma’da turistik olmayan küçük bir kafe bulduk.) 

 

After my first trip to Italy, I caught the travel bug. 

(İtalya’ya ilk seyahatimden sonra seyahate bağımlı oldum.) 

 

He’s been living out of a suitcase for months because of work. 

(İş yüzünden aylardır valizden yaşıyor.) 

 

I had to take a red-eye flight to New York last week. 

(Geçen hafta New York’a gece yarısı uçağına binmek zorunda kaldım.) 

 

We decided to break the journey in Ankara before going to Cappadocia. 

(Kapadokya’ya gitmeden önce Ankara’da yolculuğa ara verdik.) 

 

She has itchy feet and can’t stay in one city for too long. 

(Yerinde duramıyor ve bir şehirde uzun süre kalamıyor.) 

 

We’ve been on the road for three days now. 

(Üç gündür yollardayız.) 

 

After graduation, I was at a crossroads: work or travel. 

(Mezuniyetten sonra bir yol ayrımındaydım: çalışmak mı seyahat mi?) 

 

We were so tired after walking all day, we decided to call it a day. 

(Tüm gün yürüdükten sonra çok yorulduk, günü bitirmeye karar verdik.) 

 

We hit the jackpot when we found that hidden beach. 

(O gizli plajı bulduğumuzda şansımıza inanamadık.) 

 

Let’s take the scenic route and enjoy the view. 

(Hadi manzaralı yoldan gidelim ve keyfini çıkaralım.) 

 

He threw caution to the wind and booked a one-way ticket. 

(Tüm riskleri bir kenara bırakıp tek yön bilet aldı.) 

 

She packed her bags and left for Paris. 

(Bavullarını topladı ve Paris’e gitti.) 

 

Our guide went the extra mile to show us local spots. 

(Rehberimiz bize yerel yerleri göstermek için fazladan çaba harcadı.) 

 

I was on cloud nine during my trip to Bali. 

(Bali seyahatim boyunca çok mutluydum.) 

 

As soon as the meeting ended, he burned rubber to the airport. 

(Toplantı biter bitmez havaalanına hızla gitti.) 

 

That little guesthouse felt like a home away from home. 

(O küçük pansiyon evim gibi hissettirdi.) 

 

My cousin is a real globe-trotter, he’s been to 40 countries. 

(Kuzenim tam bir dünya gezgini, 40 ülkeye gitti.) 

 

Seyahatle Alakalı İngilizce Deyimler Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Seyahat için İngilizcede hangi deyimler en çok kullanılır?
En çok kullanılanlar arasında hit the road, travel light, jet lag, off the beaten track, catch the travel bug bulunur. 
 

“Jet lag” ne demek?
Farklı saat dilimlerinde yolculuk yaptıktan sonra yaşanan biyolojik uyum bozukluğudur. Türkçesi “jet yorgunluğu”dur. 
 

“Live out of a suitcase” ne demektir?
Sürekli seyahat etmek ve hayatını otellerde, valizden çıkarak sürdürmek demektir. 
 

“Catch the travel bug” deyimi nasıl kullanılır?
Bir seyahat yaptıktan sonra yeni yerlere gitme isteğinin hiç bitmemesini ifade eder.