Suçla Alakalı İngilizce Deyimler ve Türkçe Anlamları
11 Ara 2025
Suçla Alakalı İngilizce Deyimler ve Türkçe Anlamları
İngilizce öğrenirken karşımıza çıkan deyimler arasında suçla ilgili olanlar da vardır. Bu deyimler günlük konuşmalarda, filmlerde ve dizilerde sık sık kullanılır. Suç temalı deyimleri öğrenmek, hem kelime bilginizi geliştirir hem de özellikle İngilizce diyaloglarda geçen mecaz anlamları daha kolay kavramanıza yardımcı olur. Dizi ve film izlerken bu kalıpları fark ederek, cümlelerde görmek de faydalı olacaktır. Bu içerikte suçla alakalı İngilizce deyimleri ve karşılıklarını derledik.
Suçla Alakalı 45 İngilizce Deyim
Suçla alakalı deyimleri aşağıdaki tabloda bulabilirsiniz.
| İngilizce Deyim / Terim | Türkçe Anlamı |
| Break the law | Kanunu çiğnemek |
| Commit a crime | Suç işlemek |
| Behind bars | Parmaklıklar ardında olmak |
| Catch red-handed | Suçüstü yakalamak |
| Serve time | Hapis yatmak |
| Criminal record | Sabıka kaydı |
| Do time | Ceza çekmek |
| Inside job | İçeriden yardım alınarak işlenen suç |
| Get away with murder | Yaptığının cezasını çekmemek |
| Armed to the teeth | Ağzına kadar silahlı olmak |
| Busted | Yakayı ele vermek / suçüstü yakalanmak |
| Felony | Ağır suç |
| Misdemeanor | Hafif suç |
| Repeat offender | Tekrar suç işleyen / sabıkalı |
| Law-abiding citizen | Kanunlara uyan vatandaş |
| Take the stand | Mahkemede tanıklık yapmak |
| Beat the rap | Suçtan paçayı sıyırmak |
| Turn in | İhbar etmek / polise teslim etmek |
| Wanted man | Aranan kişi |
| Life sentence | Müebbet hapis cezası |
| On the run | Polis ya da adaletten kaçmak |
| Bail out | Kefaletle serbest bırakmak |
| Accessory to a crime | Suça ortak / suça yardım eden |
| Cold-blooded | Soğukkanlı (acımasızca suç işleyen) |
| Crime doesn’t pay | Suçun sonu hayır değildir |
| Under arrest | Tutuklu olmak |
| Get off scot-free | Cezadan sıyrılmak |
| Lock up | Kilitlemek / hapsetmek |
| Make a clean getaway | İz bırakmadan kaçmak |
| Hard time | Ağır cezaevi şartları / zor zaman |
| Break into | Zorla girmek (ör. eve hırsızlık için) |
| Armed robbery | Silahlı soygun |
| White-collar crime | Beyaz yaka suçu (ör. dolandırıcılık) |
| Organized crime | Organize suç |
| Blackmail | Şantaj |
| Identity theft | Kimlik hırsızlığı |
| Money laundering | Kara para aklama |
| Witness protection | Tanık koruma programı |
| Plead guilty | Suçu kabul etmek |
| Plead not guilty | Suçu reddetmek |
| Serve a warrant | Yakalama emri çıkarmak |
| Go straight | Suç hayatını bırakıp dürüst yaşamak |
| Crime wave | Suç dalgası |
| Repeat conviction | Tekrar mahkûmiyet |
| Behind the crime | Suçun arkasındaki kişi |
| Dead to rights | Açık kanıtlarla suçlu bulunmak |
| Crime of passion | Tutku suçu (ani öfkeyle işlenen suç) |
Suçla Alakalı Cümle Örnekleri
Aşağıda bu deyimlerin cümle içinde örnek kullanımlarını bulabilirsiniz.
The police finally caught him red-handed while he was trying to steal a car.
Polis, arabayı çalmaya çalışırken onu suçüstü yakaladı.
After ten years behind bars, he promised to change his life.
On yıl parmaklıklar ardında kaldıktan sonra hayatını değiştirmeye söz verdi.
The judge sentenced her to twenty years; she will have to serve time in a maximum-security prison.
Hakim onu yirmi yıl cezaya çarptırdı; yüksek güvenlikli bir hapishanede hapis yatmak zorunda kalacak.
He thought he could get away with murder, but the evidence was too strong.
Yaptığının cezasını çekmeyeceğini sandı ama kanıtlar çok güçlüydü.
The robbery was an inside job, planned by someone who worked at the bank.
Soygun, bankada çalışan birinin içeriden planladığı bir işti.
She had a criminal record, so finding a new job wasn’t easy.
Sabıka kaydı olduğu için yeni bir iş bulması kolay olmadı.
The suspect decided to plead guilty to avoid a longer sentence.
Sanık, daha uzun bir cezadan kaçınmak için suçu kabul etmeye karar verdi.
After years of crime, he promised to go straight and live honestly.
Yıllarca suç işledikten sonra, artık dürüst bir şekilde yaşayacağına söz verdi.
The gang was involved in money laundering through fake companies.
Çete, sahte şirketler aracılığıyla kara para aklamaya karışmıştı.
He tried to break into the house at midnight, but the alarm went off immediately.
Gece yarısı eve zorla girmeye çalıştı, fakat alarm anında çaldı.
It was a crime of passion; he lost control in the heat of the moment.
Bu bir tutku suçuydu; o anki öfkesine yenildi.
The judge said, “Crime doesn’t pay,” after announcing the sentence.
Hakim, cezayı açıkladıktan sonra “Suçun sonu hayır değildir” dedi.
She lived through some really hard time in prison, but she never lost hope.
Hapiste çok zor zamanlar geçirdi ama umudunu hiç kaybetmedi.
They launched an investigation to stop the recent crime wave in the city.
Şehirdeki son suç dalgasını durdurmak için bir soruşturma başlattılar.
He was under arrest the moment the officers knocked on his door.
Polis kapısını çaldığı anda tutukluydu.
The man tried to make a clean getaway, but left his wallet at the scene.
Adam iz bırakmadan kaçmaya çalıştı ama cüzdanını olay yerinde bıraktı.
She was involved in an armed robbery, but insisted she was only a lookout.
Silahlı bir soyguna karışmıştı ama sadece gözcülük yaptığını iddia etti.
They entered the witness protection program after testifying against the mafia.
Mafyaya karşı tanıklık yaptıktan sonra tanık koruma programına alındılar.
The prosecutor wanted to serve a warrant for the suspect’s arrest.
Savcı, şüphelinin tutuklanması için yakalama emri çıkarmak istedi.
With the stolen documents, the hacker committed identity theft.
Çaldığı belgelerle hacker kimlik hırsızlığı yaptı.
Suçla Alakalı İngilizce Deyimler Hakkında Sık Sorulan Sorular
İngilizcede suç kelimeleri nelerdir?
En yaygın suç kelimeleri arasında crime (suç), theft (hırsızlık), murder (cinayet), robbery (soygun), fraud (dolandırıcılık) ve assault (saldırı) yer alır.
İngilizce hırsızlık kelimeleri nelerdir?
Hırsızlıkla ilgili kelimeler arasında theft (hırsızlık), burglary (eve girerek hırsızlık), robbery (soygun), pickpocketing (yankesicilik) ve shoplifting (mağazadan hırsızlık) bulunur.
“Suçüstü yakalanmak” İngilizcede ne olarak kullanılır?
Bunun için en yaygın kullanılan deyim catch red-handed ifadesidir. Örneğin: “The thief was caught red-handed.” (Hırsız suçüstü yakalandı.)
“Busted” kelimesinin Türkçe karşılığı nedir?
“Busted” genellikle günlük dilde “yakalandı”, “suçüstü oldu” veya “yakayı ele verdi” anlamında kullanılır. Örneğin: “He was busted for cheating on the exam.” (Sınavda kopya çekerken yakalandı.)