6. Sınıf İngilizce Konu Anlatımı
11 Eyl 2026
6. Sınıf İngilizce Konu Anlatımı
Bu içeriğimizde 6. sınıf öğrencilerinin İngilizce öğrenirken karşılaştığı birkaç konuyu ele alacağız. 6. Sınıf İngilizce derslerinde, bir önceki seneden geliştirilmiş olan temel dilbilgisi kuralları ve kelime dağarcığına ek olarak öğrencilerin birtakım spesifik konularda düşüncelerini belirtme ve içinde bulundukları sosyal ortamlardaki diğer bireylerin düşüncelerini öğrenmeye yönelik iletişim becerilerini geliştirmeye odaklanılır. Hazırsanız başlayalım.
6. Sınıf Ünite 1 – Life (Hayat)
Bugün heyecan verici bir İngilizce dersi ünitesi olan “Hayat” hakkında konuşacağız. Bu ünite, hayatın kendisiyle ilgili temel konuları sizlere İngilizce aktarma fırsatı sunacak. Aynı zamanda bu ünite, hayatın farklı yönlerini ve nasıl daha iyi bir yaşam sürdürülebileceğini keşfetmenize yardımcı olurken, kelime dağarcığınızı, okuma, yazma, dinleme ve konuşma becerilerinizi de geliştirmenize olanak sağlayarak sizleri daha iyi iletişim kurabilen bireyler haline getirecektir.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Life | Hayat |
| Family | Aile |
| Friend | Arkadaş |
| Work | İş |
| Happiness | Mutluluk |
| Challenge | Meydan okuma |
| Adventure | Macera |
| Goal | Hedef |
| Dream | Hayal |
| Responsibility | Sorumluluk |
Şimdi bu kelimeleri örnek cümleler içerisinde inceleyelim.
Life:
Life is full of surprises.
(Hayat sürprizlerle doludur.)
Family:
Family is everything.
(Aile her şeydir.)
Friend:
I have many friends at school.
(Okulda birçok arkadaşım var.)
Work:
I enjoy learning new things at work.
(İşte yeni şeyler öğrenmekten keyif alıyorum.)
Happiness:
Helping others brings me happiness.
(Başkalarına yardım etmek bana mutluluk getirir.)
Challenge:
I love taking on new challenges.
(Yeni meydan okumalarla uğraşmayı seviyorum.)
Goal:
My goal is to become a dentist one day.
(Hedefim bir gün diş hekimi olmak.)
Dream:
Follow your dreams and never give up.
(Hayallerinizi takip edin ve asla pes etmeyin.)
Responsibility:
Taking care of my daughter is my responsibility.
(Kızımla ilgilenmek benim sorumluluğumdur.)
6. Sınıf Ünite 2 – Yummy Breakfast
Nefis kahvaltıları kim sevmez ki? Gelin bir de en sevdiğiniz kahvaltılıkları İngilizce anlatmayı öğrenelim.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Breakfast | Kahvaltı |
| Delicious | Nefis |
| Toast | Tost |
| Cereal | Mısır gevreği |
| Jam | Reçel |
| Butter | Tereyağı |
| Yogurt | Yoğurt |
| Fruit | Meyve |
| Pancake | Pankek |
| Omelete | Omlet |
Şimdi bu kelimelerin cümle içinde nasıl kullanıldıklarına bir göz atalım.
Breakfast
I love having breakfast on Sundays.
(Pazarları kahvaltı yapmaktan çok hoşlanırım.)
Delicious & Pancake
The pancakes at this restaurant are very delicious.
(Bu restorandaki pankekler çok lezzetlidir.)
Cereal
I love cereal.
(Mısır gevreğini çok severim.)
Jam
Can you give me the jar of jam, please?
(Bana reçel kavanozunu verir misin, lütfen?)
Toast & Butter
Would you like some butter on your bread?
(Ekmeğin üzerine tereyağı ister misiniz?)
Yogurt & Fruit
I enjoy having yogurt with fresh fruits for breakfast.
(Kahvaltıda taze meyvelerle yoğurt yemekten keyif alırım.)
Fruit
Let’s make some fruit salad for breakfast.
(Kahvaltı için biraz meyve salatası yapalım.)
Omelette
My mom makes the best omelet in the world.
(Annem dünyanın en iyi omletini yapar.)
6. Sınıf Ünite 3 – Downtown
Okullar tatil olunca arkadaşlarınızla bir yerlere gitmek, birlikte farklı etkinliklere dahil olmak ne kadar eğlenceli değil mi? O halde gelin bu eğlenceye arkadaşlarınızı İngilizce olarak nasıl davet edebileceğinizi öğrenelim. Bu ünitemizde şehirlerdeki en önemli noktaları ve mekanları nasıl ifade edebileceğimizi öğreneceğiz.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| City center | Şehir merkezi |
| Downtown | Şehir merkezi |
| Pedestrian zone | Yaya bölgesi |
| Square | Meydan |
| Street | Cadde |
| Intersection | Kavşak |
| Landmark | Sembolik yapı |
| Public transportation | Toplu taşıma |
| Shopping district | Alışveriş bölgesi |
| Park | Park |
Şimdi bu kelimeleri cümle içinde inceleyelim:
City center
The city center is always busy and vibrant.
(Şehir merkezi her zaman yoğun ve hareketli.)
Downtown
I love hanging out in downtown on weekends.
(Hafta sonları şehir merkezinde
gezmekten hoşlanırım.)
Pedestrian zone
The pedestrian zone is filled with cafes and shops.
(Yaya bölgesi kafeler ve dükkanlarla doludur.)
Square
Let’s meet at the square in front of the hairdresser.
(Kuaförün önündeki meydanda buluşalım.)
Street
The street was lined with beautiful trees.
(Cadde, güzel ağaçlarla çevriliydi.)
Intersection
Be careful when crossing the intersection.
(Kavşağı geçerken dikkatli olun.)
Landmark
The Pisa Tower is a famous landmark in Italy.
(Piza kulesi, İtalya’da ünlü bir sembolik yapıdır.)
Public transportation
The city has a well-developed public transportation system.
(Şehirde iyi gelişmiş bir toplu taşıma sistemi vardır.)
Shopping district
The shopping district is full of trendy boutiques.
(Alışveriş bölgesi, trend butiklerle doludur.)
Park
Let’s have a picnic in the park on Sunday.
(Pazar günü parkta piknik yapalım.)
6. Sınıf İngilizce Ünite 4 – Weather And Emotions
Bu ünite boyunca, hava durumu ile duygularımız arasındaki ilginç bağlantıları keşfedeceğiz. Hava, günlük yaşantımızı büyük ölçüde etkileyen önemli bir faktördür. Peki, ya duygularımız? Onlar da ruh halimizi ve davranışlarımızı şekillendiren temel unsurlardır. Bu ünite boyunca, hava durumu ifadelerini ve duygularımızı nasıl İngilizce olarak ifade edeceğimizi öğrenecek ve günlük konuşmalarımızda daha etkili iletişim kurmada önemli bir adım atacağız.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Sunny | Güneşli |
| Cloudy | Bulutlu |
| Rainy | Yağmurlu |
| Windy | Rüzgarlı |
| Stormy | Fırtınalı |
| Snowy | Karlı |
| Foggy | Sisli |
| Hot | Sıcak |
| Cold | Soğuk |
| Warm | Ilık |
| Humid | Nemli |
| Dry | Kuru |
| Bright | Parlak |
| Dark | Karanlık |
| Happy | Mutlu |
| Sad | Üzgün |
| Excited | Heyecanlı |
| Worried | Endişeli |
| Surprised | Şaşkın |
| Angry | Kızgın |
| Calm | Sakin |
Örnek cümlelerle konuyu pekiştirelim:
We love going to the beach on sunny days.
(Güneşli günlerde sahile gitmeyi severiz.)
The sky was cloudy, but it didn’t rain.
(Gökyüzü bulutluydu, ancak yağmur yağmadı.)
Don’t forget your umbrella, it’s rainy outside.
(Şemsiyenizi unutmayın, dışarısı yağmurlu.)
Flying a kite is fun on windy days.
(Rüzgarlı günlerde uçurtma uçurmak eğlencelidir.)
The sea can be dangerous during stormy weather.
(Fırtınalı hava sırasında deniz tehlikeli olabilir.)
I enjoy building snowmen on snowy days.
(Karlı günlerde kardan adam yapmaktan hoşlanırım.)
Be careful when driving in foggy weather.
(Sisli havalarda araba kullanırken dikkatli olun.)
It’s very hot outside, so let’s go to the swimming pool.
(Dışarısı çok sıcak, o yüzden yüzme havuzuna gidelim.)
Don’t forget to wear a jacket, it’s cold out there.
(Ceket giymeyi unutma, dışarısı soğuk.)
The water in the lake is warm and inviting.
(Göldeki su ılık ve çekici.)
It’s so humid today; you can feel the moisture in the air.
(Bugün çok nemli; havadaki nem hissediliyor.)
The desert is a dry land.
(Çöl, kurak bir toprak parçasıdır.)
Don’t forget to wear sunglasses on bright sunny days.
(Güneşli parlak günlerde güneş gözlüğü takmayı unutma.)
I don’t like walking in the dark; it’s scary.
(Karanlıkta yürümeyi sevmem; korkutucu.)
My little sister always looks happy when she plays with her toys.
(Küçük kız kardeşim oyuncaklarıyla oynarken her zaman mutlu görünüyor.)
She felt sad because she couldn’t go to the party.
(Partiye gidemediği için üzgün hissetti.)
I’m excited to meet my favorite singer at the concert tonight.
(Bu akşam konserde en sevdiğim şarkıcıyı görmek için heyecanlıyım.)
Don’t worry; everything will be fine.
(Endişelenme; her şey yolunda olacak.)
We were all surprised when the magician made the rabbit disappear.
(Sihirbaz tavşanı kaybettirmesine hepimiz şaşırdık.)
She was angry because someone took her book without asking.
(Kitabını izinsiz alan biri olduğu için kızgındı.)
6. Sınıf İngilizce Ünite 5 – At The Fair
Fuarlar, farklı şirketlerin, kurumların veya sanatçıların ürünlerini ve hizmetlerini sergilediği, eğlenceli ve renkli etkinliklerdir. Bu tür etkinliklerde, yeni ürünlerin tanıtımı yapılır, kültürel etkinlikler düzenlenir ve birçok ilginç sergi ve aktivite yer alır. Fuarlar aynı zamanda insanlar arasında etkileşimi ve iletişimi artıran harika sosyal etkinliklerdir. Şimdi hep birlikte, “fuarda” nasıl İngilizce konuşabileceğimizi öğreneceğiz.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Fair | Fuar |
| Booth | Stand |
| Visitor | Ziyaretçi |
| Brochure | Broşür |
| Display | Sergilemek |
| Demo | Gösteri |
| Sample | Örnek |
| Prize | Ödül |
| Badge | Rozet |
| Business | İş |
| Opportunity | Fırsat |
| Catalog | Katalog |
We had a lot of fun at the book fair last weekend.
(Geçen hafta sonu kitap fuarında çok eğlendik.)
Our school will have a booth at the science fair.
(Okulumuz bilim fuarında bir stant açacak.)
The museum had a record number of visitors this month.
(Müze bu ay rekor sayıda ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.)
The travel agency provided brochures with information about vacation packages.
(Seyahat acentesi tatil paketleri hakkında bilgi içeren broşürler sağladı.)
The company will display its latest technology at the electronics fair.
(Şirket, en son teknolojisini elektronik fuarında sergileyecek.)
The tech company will present a demo of their new app.
(Teknoloji şirketi yeni uygulamalarının bir demosunu sunacak.)
They handed out free samples of the new perfume.
(Yeni parfümün ücretsiz örneklerini dağıttılar.)
The art competition will award cash prizes to the winners
(Sanat yarışması kazananlara para ödülleri verecek.)
All exhibitors received a badge to wear during the fair.
(Tüm katılımcılar fuar boyunca takmak üzere bir rozet aldı.)
Many companies use fairs as an opportunity to promote their business.
(Birçok şirket, işlerini tanıtmak için fuarları bir fırsat olarak kullanır.)
Don’t miss this opportunity to learn from industry experts.
(Endüstri uzmanlarından öğrenme fırsatını kaçırmayın.)
You can find a list of exhibitors in the fair catalog.
(Fuar kataloğunda katılımcıların listesini bulabilirsiniz.)
6. Sınıf İngilizce Ünite 6 – Jobs
Bu ünite kapsamında farklı meslekleri İngilizce nasıl ifade edebileceğimizi öğreneceğiz ve bu sırada gelecek hayallerimizden bahsederken en çok kullanmanız gerekecek İngilizce dilbilgisi kurallarını pekiştireceğiz. Hazırsanız başlayalım.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Teacher | Öğretmen |
| Doctor | Doktor |
| Engineer | Mühendis |
| Lawyer | Avukat |
| Nurse | Hemşire |
| Chef | Şef |
| Firefighter | İtfaiyeci |
| Police officer | Polis memuru |
| Accountant | Muhasebeci |
| Photographer | Fotoğrafçı |
Our Spanish teacher is very kind and helpful.
(İspanyolca öğretmenimiz çok nazik ve yardımsever.)
The doctor examined the patient and prescribed some medicine.
(Doktor hastayı muayene etti ve ilaç yazdı.)
My uncle is an engineer and he designs buildings.
(Amcam mühendis ve o binalar tasarlar.)
The lawyer defended his client in court.
(Avukat müvekkilini mahkemede savundu.)
The nurse took care of the patients in the hospital.
(Hemşire hastanede hastalarla ilgilendi.)
The chef prepared a delicious meal for the guests.
(Şef misafirler için lezzetli bir yemek hazırladı.)
Firefighters bravely put out the fire in the building.
(İtfaiyeciler cesurca binadaki yangını söndürdü.)
The police officer patrolled the neighborhood to ensure safety.
(Polis memuru güvenliği sağlamak için mahallede devriye gezdi.)
She enjoys working with numbers, so she became an accountant.
(O, sayılarla çalışmaktan hoşlandığı için muhasebeci oldu.)
He loves traveling and taking photos, so he became a photographer.
(O, seyahat etmeyi ve fotoğraf çekmeyi sever, bu yüzden fotoğrafçı oldu.)
6. Sınıf İngilizce Ünite 7 – Holidays
Tatiller, öğrenciler için en heyecan verici zamanlardan biridir. Bu dönemde, okul kapıları kapanır ve yeni maceraların kapısı ardına kadar açılır. Bu ünite kapsamında öğrenciler tatil deneyimlerini nasıl anlatabilecekleri ve seyahatle ilgili temel ifadeleri nasıl kullanabilecekleri konusunda bilgi ve beceriler kazanırken aynı zamanda kelime dağarcıklarını da geliştirecekler.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Beach | Plaj |
| Sunscreen | Güneş kremi |
| Swimming | Yüzme |
| Relaxation | Rahatlama |
| Adventure | Macera |
| Sightseeing | Gezip görme |
| Vacation | Tatil |
| Resort | Tatil köyü |
| Explore | Keşfetmek |
| Hiking | Yürüyüş |
| Souvenir | Hediyelik eşya |
| Paradise | Cennet |
We spent the day building sandcastles on the beach.
(Plajda kumdan kaleler yaparak gün geçirdik.)
Don’t forget to wear sunscreen before going to the beach.
(Plaja gitmeden önce güneş kremi sürmeyi unutma.)
We had a lot of fun swimming in the clear blue sea.
(Açık mavi denizde yüzerek çok eğlendik.)
After a busy week, a day at the beach brought much-needed relaxation.
(Yoğun bir haftadan sonra, plajda geçirilen bir gün çok ihtiyaç duyulan rahatlamayı getirdi.)
Exploring the caves was an exciting adventure.
(Mağaraları keşfetmek heyecan verici bir maceraydı.)
We went sightseeing in the city and visited all the famous landmarks.
(Şehirde gezip görme gezisi yaptık ve tüm ünlü yapıları ziyaret ettik.)
We are going on a vacation to a tropical island next week.
(Gelecek hafta bir tropikal adaya tatile gidiyoruz.)
The resort has a beautiful beach and luxurious amenities.
(Tatil köyünde güzel bir plaj ve lüks olanaklar bulunuyor.)
We decided to explore the nearby forest during our hike.
(Yürüyüş sırasında yakındaki ormanı keşfetmeye karar verdik.)
Hiking in the mountains allows you to enjoy breathtaking views.
(Dağlarda yürümek, nefes kesen manzaraların tadını çıkarmanıza olanak tanır.)
I bought a beautiful souvenir to remember my trip.
(Gezimi hatırlamak için güzel bir hediyelik eşya satın aldım.)
The tropical island felt like a paradise with its white sandy beaches.
(Tropikal ada, beyaz kumlu plajlarıyla bir cennet gibi hissettirdi.)
6. Sınıf İngilizce Ünite 8 – Bookworms
Bu ünite öğrencilere özgün fikirlerini ifade etmeyi, düşüncelerini paylaşmayı ve yaratıcı yollarla yazılarını sunmayı öğretirken, aynı zamanda okuma tutkusuyla bilgi dünyasına açılan kapıyı aralar.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Book | Kitap |
| Library | Kütüphane |
| Reading | Okuma |
| Fiction | Kurgu |
| Non-fiction | Kurgu dışı |
| Novel | Roman |
| Story | Hikaye |
| Character | Karakter |
| Plot | Olay örgüsü |
| Page | Sayfa |
| Author | Yazar |
| Imagination | Hayal gücü |
I love reading books about adventure and mystery.
(Macera ve gizem hakkında kitapları okumayı çok severim.)
We went to the library to borrow some books for our research project.
(Araştırma projemiz için bazı kitapları ödünç almak için kütüphaneye gittik.)
Reading is not only informative but also a great way to relax.
(Okuma, sadece bilgilendirici değil aynı zamanda rahatlamak için harika bir yoldur.)
The bookstore has a wide selection of fiction books from various authors.
(Kütüphane, çeşitli yazarların kurgu kitaplarının geniş bir seçeneğine sahiptir.)
He enjoys reading non-fiction books on history and science.
(Tarih ve bilim hakkındaki kurgu dışı kitapları okumaktan hoşlanır.)
This novel tells the story of a young detective solving a mystery.
(Bu roman, bir genç dedektifin bir gizemi çözme hikayesini anlatıyor.)
The story of a brave warrior who saved his kingdom is truly inspiring.
(Krallığını kurtaran cesur bir savaşçının hikayesi gerçekten ilham vericidir.)
The main character in the book faces many challenges throughout the story.
(Kitaptaki ana karakter, hikaye boyunca birçok zorlukla karşılaşır.)
The plot of the movie was full of unexpected twists and turns.
(Filmin olay örgüsü, beklenmedik dönemeçlerle doluydu.)
Many readers admire the works of famous authors like Shakespeare and Dickens.
(Shakespeare ve Dickens gibi ünlü yazarların eserlerini birçok okuyucu hayranlıkla takdir eder.)
Children’s books often encourage the development of imagination.
(Çocuk kitapları genellikle hayal gücünün gelişimini teşvik eder.)
6. Sınıf Ünite 9 – Saving The Planet
Şimdi sizi dünya çapında önemli bir konuyu ele almaya davet ediyoruz: ‘Gezegeni Kurtarmak’. Bu heyecan verici ünite boyunca, gezegenimizdeki çevre sorunları, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik konularını İngilizce ifade edebilmeyi öğreneceğiz.Şimdi sizi dünya çapında önemli bir konuyu ele almaya davet ediyoruz: ‘Gezegeni Kurtarmak’. Bu heyecan verici ünite boyunca, gezegenimizdeki çevre sorunları, doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik konularını İngilizce ifade edebilmeyi öğreneceğiz.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Environment | Çevre |
| Sustainability | Sürdürülebilirlik |
| Conservation | Koruma |
| Recycling | Geri dönüşüm |
| Renewable | Yenilenebilir |
| Pollution | Kirlilik |
| Climate change | İklim değişikliği |
| Eco-friendly | Çevre dostu |
| Green energy | Yeşil enerji |
| Reduce | Azaltmak |
| Reuse | Tekrar kullanmak |
| Activism | Aktivizm |
We should take care of the environment and protect it for future generations.
(Çevreye dikkat etmeli ve gelecek nesiller için korumalıyız.)
Sustainability is important for maintaining a healthy planet.
(Sürdürülebilirlik, sağlıklı bir gezegenin korunması için önemlidir.)
Conservation of natural resources is crucial for preserving biodiversity.
(Doğal kaynakların korunması, biyolojik çeşitliliğin muhafazası için hayati öneme sahiptir.)
Recycling helps reduce waste and protect the environment.
(Geri dönüşüm, atıkları azaltmaya ve çevreyi korumaya yardımcı olur.)
Renewable energy sources such as solar and wind power are essential for a sustainable future.
(Güneş ve rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynakları, sürdürülebilir bir gelecek için önemlidir.)
Pollution is a major concern that needs to be addressed to protect the environment and human health.
(Kirlilik, çevreyi ve insan sağlığını korumak için ele alınması gereken önemli bir sorundur.)
Climate change is a global issue.
(İklim değişikliği, küresel bir sorundur.)
Using eco-friendly products and practices can contribute to a greener planet.
(Çevre dostu ürünler ve uygulamalar kullanmak, daha yeşil bir gezegene katkıda bulunabilir.)
Green energy, such as solar and wind power, is a sustainable alternative to fossil fuels.
(Güneş ve rüzgar enerjisi gibi yeşil enerji, fosil yakıtlara sürdürülebilir bir alternatiftir.)
We should try to reduce our carbon footprint and support environmentally friendly practices.
(Karbon ayak izimizi azaltmaya ve çevre dostu uygulamaları desteklemeye çalışmalıyız.)
Reusing items instead of throwing them away can help minimize waste and conserve resources.
(Eşyaları atmak yerine tekrar kullanmak, atığı en aza indirmeye ve kaynakları korumaya yardımcı olabilir.)
Environmental activism plays a crucial role in raising awareness and advocating for positive change.
(Çevre aktivizmi, farkındalık yaratma ve olumlu değişimleri savunma konusunda önemli bir rol oynar.)
6. Sınıf Ünite 10 – Democracy
Demokrasi, toplumların yönetim biçimlerinden biridir ve insanların kendi kendilerini yönetme hakkına dayanan bir sistemdir. Bu sistemde, herkes eşit haklara sahiptir ve kararlar toplumun çoğunluğu tarafından alınır. Demokrasi, bireylerin özgürce düşünme ve seçim yapma özgürlüğüne dayanır. Demokrasinin temel unsurları arasında seçimler, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve katılım yer alır. Bu ünitede, demokrasinin nasıl işlediği, demokrasinin temel ilkelerini ve neden önemli olduğunu ifade etmeyi öğreneceğiz.
| İNGİLİZCE | TÜRKÇE |
| Democracy | Demokrasi |
| Vote | Oy |
| People | İnsanlar |
| Freedom | Özgürlük |
| Equal | Eşit |
| Fair | Adil |
| Law | Yasal |
| Rights | Haklar |
| Voice | Ses |
| Choice | Seçim |
| Government | Hükümet |
| Citizen | Vatandaş |
Öncelikle bu kelimelerin cümle içinde kullanımlarına göz atalım:
Democracy allows people to have a voice in the government.
(Demokrasi, insanların hükümette söz sahibi olmasına olanak tanır.)
Every citizen has the right to vote in a democratic society.
(Her vatandaş, demokratik bir toplumda oy kullanma hakkına sahiptir.)
People cherish their freedom and strive for equal rights.
(İnsanlar özgürlüklerini kutsar ve eşit haklar için mücadele ederler.)
It’s important for a government to create fair laws that protect the rights of its citizens.
(Bir hükümetin, vatandaşlarının haklarını koruyan adil yasalar oluşturması önemlidir.)
In a democracy, the government is chosen by the people through elections.(Demokraside, hükümet insanlar tarafından seçimlerle belirlenir.)
Freedom of speech is a fundamental right in a democratic society.
(Konuşma özgürlüğü, demokratik bir toplumda temel bir haktır.)
The government should ensure that everyone has equal opportunities and treatment.
(Hükümet, herkesin eşit fırsatlara ve muameleye sahip olduğunu sağlamalıdır.)
Every citizen has the right to express their opinion.
(Her vatandaş, görüşünü ifade etme hakkına sahiptir.)
6. Sınıf İngilizce Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
6. Sınıf İngilizce Nasıl Denir?
6. Sınıf İngilizcede ‘’sixth grade’’ şeklinde söylenir.
6. Sınıfta İngilizce Dersi Var Mı?
Evet, 6. Sınıf müfredatında İngilizce dersi vardır.
6. Sınıf İngilizce Yanında Ne Demek?
6. sınıf İngilizcede yanında ifadesi ‘’next to’’ şeklinde söylenir.
6. Sınıf İngilizce Dersinde Ne Öğretilir?
6. sınıf İngilizce dersinde kahvaltı, şehir merkezi, duygular, meslekler ve daha bir sürü ifade öğretilir.