9. Sınıf İngilizce Konu Anlatımı

16 Eyl 2026

9. Sınıf İngilizce Konu Anlatımı 

“9. sınıf İngilizce Üniteleri nelerdir? 9. sınıf İngilizce ünitelerinde hangi konular işlenir?” gibi soruların yanıtlarını merak ediyorsanız doğru yerdesiniz. 9. sınıf İngilizce üniteleri yurtdışında eğitim, ortamı birleştir, filmler, insanı doğada birleştirin, ilham alan insanları birleştirin, köprü kültürleri, dünya mirası, acil durum ve sağlık sorunları, davetler ve kutlamalar ve televizyon ve sosyal medya başlıklarıyla birlikte 10 farklı ünite bulunmaktadır. Bu ünitelerde hangi konular ve kelimeler işlenir gelin birlikte inceleyelim. 

 

9. Sınıf İngilizce Ünite 1 – Studying In Abroad (Yurtdışında Eğitim) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Study Çalışmak / Ders çalışmak 
Abroad Yurtdışı 
Foreign Yabancı 
Meet Tanışmak 
Travel Seyahat etmek 
Visit Ziyaret etmek 
Holiday Tatil 
Airway Havayolu 
Cousin Kuzen 
Lawyer Avukat 
Retired Emekli 
Move Taşınmak 
Sister in law Görümce / Elti 
Nurse Hemşire 
Doctor Doktor 
Dentist Diş hekimi 
Architect Mimar 
Engineer Mühendis 
Teacher Öğretmen 
Only child Tek çocuk 
Singer Şarkıcı 
Pet Evcil hayvan 
Get married Evlenmek 
Salesman Satış danışmanı 
Fireman İtfaiyeci 
Go back Geri dönmek 
Lucky Şanslı 
Alone Yalnız 
Wife Eş (hanım) 
Call me Beni ara 
Husband Koca / Eş 
Earn life Hayatını kazanmak 
Earn money Para kazanmak 
Get together Bir araya gelmek 
Far Uzak 
Excuse me Afedersiniz 
See you Görüşürüz 
See you soon Yakında görüşürüz 
Find a job İş bulmak 

9. Sınıf ingilizce 1. ünitemizde kişi zamirleri, iyelik sıfatları, ‘whose’ kullanımı ve ‘to be’ kullanımını öğreniyor olacağız. 

Kişi Zamirleri – Pronouns: 

İngilizcedeki kişi zamirleri, Türkçede ben, sen, o, biz, siz ve onlar olarak bildiğimiz kişi zamirlerine karşılık gelir. İngilizcedeki cümle yapısı Özne (Subject) + Fiil (Verb) + Nesne (Object) 
’dir ve genellikle kişi zamirleri özne olarak cümlenin en başında yer alır. 

I Ben 
You Sen / Siz 
We Biz 
They Onlar 
He O (erkekler için kullanılır.) 
She O (kadınlar için kullanılır.) 
It O (hayvanlar, bitkiler ve tüm cansız varlıklar için kullanılır.) 

İyelik Sıfatları – Possessive Adjectives: 

İngilizcede Possessive Adjectives olarak adlandırılan konuda Türkçedeki iyelik sıfatlarını diğer bir deyişle aitlik sıfatlarını inceleyeceğiz. Kendimize veya bir başkasına ait olan nesnelerden bahsederken kullanılır. İyelik sıfatı ‘(Possessive Adjective) + Nesne (Object) 
’ şeklinde bir kullanımı vardır. Yani bir şeyin kime ait olduğundan bahsederken, iyelik zamirlerinin (possessive adjectives) ardından mutlaka ait olan şey (bahsedilen nesne) gelmelidir. Gelin öncelikle iyelik zamirlerinin İngilizce karşılıklarına, sonrasında da örneklerine bir göz atalım. 

I Ben My Benim 
You Sen / Siz Your Senin / Sizin 
We Biz Our Bizim 
They Onlar Their Onların 
He O (erkekler için kullanılır.) His Onun (erkekler için kullanılır.) 
She O (kadınlar için kullanılır.) Her Onun (kadınlar için kullanılır.) 
It O (hayvanlar, bitkiler ve tüm cansız varlıklar için kullanılır.) Its Onun (hayvanlar, bitkiler ve tüm cansız varlıklar için kullanılır.) 

“My brother” is studying abroad this semester. 
(Benim erkek kardeşim bu dönem yurt dışında okuyor.) 
 
Is this “your notebook”
(Bu senin not defterin mi?) 
 
Mark couldn’t find “his keys” this morning. 
(Bu sabah Mark, onun anahtarlarını bulamadı.) 
 
Lisa is bringing “her dog” to the park. 
(Lisa parka, onun köpeğini getiriyor.) 
 
The company is known for “its innovative products”
(Şirket, onun yenilikçi ürünleri ile biliniyor.) 
 
We are having “our family dinner” tonight. 
(Bu akşam bizim aile akşam yemeğimiz var.) 
 
The neighbors invited us to “their barbecue party”
(Komşular bizi onların barbekü partisine davet etti.) 

İngilizce ‘Kimin?’ – ‘Whose?’: 

Bir şeyin kime ait olduğunu belirtirken İngilizcede nasıl cümle kurduğumuzu öğrenmiştik. Şimdi de ‘bir nesnenin kime ait olduğu İngilizcede nasıl sorulur?’ sorusuna bir göz atacağız. İngilizcede ‘Whose’ Türkçede ‘kimin’ anlamına gelir. 

“Whose” brother is studying abroad this semester? (Bu dönem kimin erkek kardeşi yurt dışında okuyor?) 
“Whose” notebook is this? 
(Bu kimin not defteri?) 
 
“Whose” keys were lost this morning? 
(Bu sabah kimin anahtarları kayboldu?) 
 
“Whose” umbrella is hanging on the coat stand? 
(Kimin şemsiyesi portmantoda asılı?) 
 
“Whose” innovative products are well-known by society? 
(Kimin yenilikçi ürünleri halk tarafından iyi bilinir?) 
 
“Whose” barbecue party is held tonight? 
(Bu akşam kimin barbekü partisi düzenleniyor?) 

İngilizce ‘olmak’ fiili nasıl kullanılır? – ‘to be’ 

İngilizcede ‘to be’ fiili olmak anlamına gelir. Fiil veya yardımcı fiil olarak kullanılır. Fiil olarak kullanıldığında cümlede ‘-dır / -dir’ anlamına gelir. Genellikle durum bildiren cümlelerde kullanılır. ‘To be’ fiilinin Simple Present Tense yani Türkçe geniş zamanda olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinde nasıl çekimlendiğini inceleyeceğiz. 

İngilizce ‘olmak’ Fiili Geniş Zaman Kipi Olumlu Cümleler – Verb ‘to be’ in Simple Present Tense Affirmative Sentences 

I (Ben) am (‘m) 
You, We, They (Sen / Siz, Biz, Onlar) are (‘re) 
He, She, It (O) is (‘s) 

I “am” happy. 
(Ben mutluyum.) 
 
She “is” a doctor. 
(O bir doktor.) 
 
“To Kill a Mockingbird” (It)“is” my favorite book. 
(“To Kill a Mockingbird” benim en sevdiğim kitaptır.) 
 
He “is” a big fan of classical music. 
(O çok büyük bir klasik müzik hayranıdır.) 
 
His mother“is” an excellent cook, and her culinary skills always impress everyone at our gatherings. 
(Annesi mükemmel bir aşçıdır ve yemek pişirme becerileri her zaman toplantılarımızda herkesi etkiler.) 
 
We “are” lifelong friends. We shared countless memories and supported each other. 
(Biz ömür boyu arkadaşız. Sayısız anı paylaştık ve birbirimize destek olduk.) 

 

İngilizce ‘olmak’ Fiili Geniş Zaman Kipi Olumsuz Cümleler – Verb ‘to be’ in Simple Present Tense Negative Sentences 

I (Ben) am not (‘m not) 
You, We, They (Sen / Siz, Biz, Onlar) are not (aren’t) 
He, She, It (O) is not (isn’t) 

I “am not” happy. I am exhausted. 
(Ben mutlu değilim. Ben tükenmiş durumdayım.) 
 
She “is not” a doctor. She is a scientist. 
(O bir doktor değil. O bir bilim insanıdır.) 
 
“To Kill a Mockingbird” (It)“is not” my favorite book. It’s “A Portrait of the Artist as a Young Man”. (“To Kill a Mockingbird” benim en sevdiğim kitap değildir. Benim en sevdiğim kitap “A Portrait of the Artist as a Young Man”dır.) 

He “is not” a big fan of classical music. He is a rockstar. 
(O büyük bir klasik müzik hayranı değildir. O bir rock yıldızıdır.) 
 
His mother “is not” an excellent cook. Her meals always stick to the pan and burn. 
We “are not” lifelong friends. She lied to me.

 

9. Sınıf İngilizce Ünite 2 – My Environment (Ortam) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Butcher Kasap 
Pharmacy Eczane 
Chemist Kimyager 
Medicine İlaç 
Baker Fırın 
Bread Ekmek 
Hospital Hastane 
Cafe Kafe 
Cinema Sinema 
Theatre Tiyatro 
Shopping mall Alışveriş merkezi 
Grocery store Bakkal 
Library Kütüphane 
Bank Banka 
Book shop Kitapçı 
Hotel Otel 
Museum Müze 
Mosque Cami 
Car park Otopark 
Train station Tren istasyonu 
Bus station Otobüs durağı 
Metro Metro 
Mayor Belediye başkanı 
Neighbourhood Mahalle 
Statue Heykel 
Calm Sakin 
To be famous for Bir şeyi ile ünlü 
Fairly Adaletli 
View Manzara 
Cheap Ucuz 
Expensive Pahalı 
Cellar Kiler 
Population Nüfus 
Overlook Yukarıdan bakmak 
Friendly Arkadaş canlısı 
Relax Rahatlamak 
Factory Fabrika 
Fountain Çeşme 

Bu ünitede “there is / there are” kullanımını, prepositions (edatlar), tekil ve çoğul isimleri ve karşılaştırma yapmayı öğreneceğiz. 

There is / There are: 

“There is” ve “There are” kalıpları “vardır” anlamına gelmektedir. “There is” tekil bir varlıktan bahsederken, “There are” çoğul varlıklardan bahsederken kullanılır. “There is” kalıbının arkasından, ismin tekil olduğunu belirtmek için a/an gelir. 

There is an apple on the table. 
(Masada bir elma var.) 
 
There are many students in the dining hall. 
(Yemekhanede bir sürü öğrenci var.) 
 
There is a cat sitting on the windowsill. 
(Pencere kenarında oturan bir kedi var.) 
 
There are bees outside. 
(Dışarıda arılar var.) 

Prepositions (Edatlar) 

Öncelikle İngilizce edatların neler olduğunu tabloda inceleyelim. 

in içinde 
on üstünde 
under altında 
opposite karşısında 
between arasında 
next to yanında 

Bu edatları cümle içinde kullanalım. 

The students are in the classroom. 
(Öğrenciler sınıfın içinde.) 
 
The basket is on the table. 
(Sepet masanın üstünde.) 
 
The cat is under the sofa. 
(Kedi koltuğun altında.) 
 
The desk is opposite of the bed. 
(Masa yatağın karşısında.) 
 
The flour is between the eggs and the milk. 
(Un, yumurtaların ve sütün arasında.) 
 
The car is next to the entrance. 
(Araba girişin yanında.) 

Tekil ve Çoğul İsimler (Singular and Plural Nouns) 

Tekil ve çoğul isimlerin farkı, tekil isimler ek almazken çoğul isimlerin ek almasıdır. Çoğul isimler -s, -es eklerini alır. 
Car – Cars (Araba – Arabalar) 
Box – Boxes (Kutu – Kutular) 
Cat – Cats (Kedi – Kediler) 
Hero – Heroes (Kahraman – Kahramanlar) 

Karşılaştırma Cümleleri: 

Karşılaştırma cümlesi kurarken karşılaştırma sıfatları kullanırız. Karşılaştırma sıfatları, normal sıfatların ek almış halidir. Sıfatlar “-r, -er, -ier” ekleri alarak karşılaştırma sıfatına dönüşür. Karşılaştırma sıfatından sonra “than”kelimesini kullanmamız gerekir. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

Your sister is prettier than you. 
(Kardeşin senden daha güzel.) 
 
Your cat is cuter than mine. 
(Senin kedin benimkinden daha tatlı.) 
 
Your homework is harder than ours. 
(Senin ödevin bizimkinden daha zor.) 

Bazı sıfatlar karşılaştırma sıfatı olurken ek almaz, tamamen değişir. Bunlar “düzensiz sıfatlar”dır. 

“Good” – Better: Your cake is better than mine. (Senin pastan benimkinden daha iyi.) 
“Bad” – Worse: Your car is worse than mine. (Senin araban benimkinden daha kötü.) 
“Little” – Less: Your lemonade is less than hers. (Senin limonatan onunkinden daha az.) 

 

9. Sınıf İngilizce Ünite 3 – Movies (Filmler) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Movie Film 
Film Film 
Film Film 
Adventure Macera filmi 
Drama Dram filmi 
Animation Animasyon filmi 
Thriller Gerilim 
Western Kovboy filmi 
War Savaş filmi 
Fantastic Fantastik film 
Science fiction Bilim kurgu filmi 
Comedy Komedi filmi 
Horror Korku filmi 
Musical Müzikal 
Romance Romantik 
Novel Roman 
Accept Kabul etmek 
Refuse Reddetmek 
Wizard Büyücü 
Premiere Gala 
Wise Akıllı 
Magic Sihir 
Invite Davet etmek 
Mystery Gizem 
Series Seri 
Director Yönetmen 
Award Ödül 
Run after Kovalamak 
Meet Karşılaşmak / Buluşmak 
Poetry Şiir 
Conservative Muhafazakar 
Waste time Zaman harcamak 
Agent Ajan 
Contain İçermek 
Blame Suçlamak 
To be bored Sıkılmak 
Inspire İlham vermek 
Force Zorlamak 
Cast Rol dağıtımı 

Bu ünitede emir cümlelerini, zaman kavramını, öneride bulunma kalıplarını öğreneceğiz. 

Emir Cümleleri: 

Emir cümlelerinde özne bulunmaz ve fiiller ek almaz. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

Open the door. 
(Kapıyı aç.) 
 
Make us dinner. 
(Bize akşam yemeği yap.) 
 
Don’t step on the grass. 
(Çimenler basma.) 
 
Turn off the lights. 
(Işıkları kapat.) 
 
Leave. 
(Git.) 

Görüş Bildiren Cümleler: 

Görüş bildirirken kullandığımız kelime kalıplarını aşağıdaki tabloda ve örnek cümlelerle inceleyelim. 

In my opinion Kanımca / Benim görüşüme göre 
I think Bence 
I guess Tahminimce 
I believe İnanıyorum ki 
I suppose Sanırım 
If you ask me Bana sorarsan 

In my opinion, weekends should be 3 days. 
(Kanımca hafta sonları 3 gün olmalı.) 
 
I think jazz is the best music genre. 
(Bence caz en iyi müzik türü.) 
I guess we will win the tournament. 
(Tahminimce turnuvayı biz kazanacağız.) 
 
I believe my cat can understand me. 
(İnanıyorum ki kedim beni anlayabiliyor.) 
 
I suppose we can finish the dessert. 
(Sanırım tatlıyı bitirebiliriz.) 
 
If you ask me, cake is better than ice cream. 
(Bana sorarsan, pasta dondurmadan daha iyi.) 

Öneride Bulunma (Making Suggestions): 

Öneride bulunurken bazı kalıplar kullanırız. Bu kalıplar “let’s / why don’t…? / what – how about…?” kalıplarıdır. “Let’s” ve “why don’t…?” kalıplarında kullanılan fiil ek almazken “what – how about…?” kalıplarında kullanılan fiiller “-ing” eki almalıdır. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

Let’s watch a movie. 
(Hadi bir film izleyelim.) 
 
Why don’t we go to the library? 
(Neden kütüphaneye gitmiyoruz?) 
 
What about eating ice cream? 
(Dondurma yemeye ne dersin?) 
 
How about going back home? 
(Eve dönmeye ne dersin?) 

Zaman – Tarih Belirtme (Date): 

İngilizcede tarih belirtirken “It’s 29th of May, 2023.” kalıbını kullanırız. Konuşma dilinde yıllardan bahsederken kurallar biraz değişir. 1998 yılını “One thousand nine hundred ninety eight” şeklinde okumak yerine iki parçaya bölüp “Nineteen (19) ninety eight (98)” şeklinde okuruz. Örneklerle inceleyelim. 

1997: Nineteen ninety seven 
1564: Fifteen sixty four 
1498: Fourteen ninety eight 
1889: Eighteen eighty nine 
2015: Twenty fifteen 

9. Sınıf İngilizce Ünite 4 – Human With Nature (İnsan ve Doğa) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Wild Vahşi 
Life Yaşam 
Bear Ayı 
Lion Aslan 
Tiger Kaplan 
Elephant Fil 
Turtle Kaplumbağa 
Crocodile Timsah 
Giraffe Zürafa 
Rhino Gergedan 
Zebra Zebra 
Wolf Kurt 
Jungle Orman 
Waterfall Şelale 
Hill Tepe 
Nature Doğa 
Global warming Küresel ısınma 
Climate İklim 
Climate change İklim değişikliği 
Cure Tedavi etmek 
Valley Vadi 
Hiking Yürüyüş 
Grass Çimen 
Heat Isıtmak 
Dry Kurutmak / Kuru 
Rescue Kurtarmak 
Diagnose Teşhis etmek 
Earth Yeryüzü / Dünya 
Mountain Dağ 
Lake Göl 
Ruin Kalıntı 
Disaster Felaket 
Shelter Barınak 
Earthquake Deprem 
Drought Kuraklık 
Suffer Zarar görmek 
Prevent Önlemek 
Ability Yetenek / Yeti 
Stay Kalmak 
Avalanche Çığ 
Flood Sel 
Volunteer Gönüllü 

Bu ünite kapsamında Adverbs of Frequency (Sıklık Zarfları), Simple Present Tense ve can/can’t kalıbını öğreneceğiz. 

Sıklık belirten zarfların İngilizcelerini ve Türkçelerini tabloda ve örnek cümlelerde inceleyelim. 

Always Daima / Her zaman 
Sometimes Bazen 
Often Sık sık 
Never Hiçbir zaman 
Usually Genellikle 

Adverbs of Frequency: 

I always have breakfast. 
(Her zaman kahvaltı yaparım.) 
 
Sometimes I take a walk in the rain. 
(Bazen yağmur altında yürüyüş yaparım.) 
 
I often cook dinner for my family. 
(Sık sık ailem için yemek yaparım.) 
 
I never eat peppers. 
(Hiçbir zaman biber yemem.) 
 
Usually I prefer a cake over a pie. 
(Genellikle turta yerine pasta tercih ederim.) 

Simple Present Tense: 

Simple Present Tense alışkanlıklardan, genel geçer bilgilerden ve süreklilik gösteren eylemlerden bahsederken kullanılır. Türkçedeki karşılığı Geniş Zaman’dır. Gelin bu zaman kipini kullanacağımızı öğrenelim. 

Olumlu cümle kurarken “Subject + verb 1 + object” formülü kullanılır. He/She/It öznesi kullanılırken fiile “-s” takısı eklenir. 

I, You, We, They V1 Object 
He/She/It V1 + s Object 

I eat salad for lunch everyday. 
(Her gün öğle yemeğinde salata yerim.) 
 
He drinks coffee once a week. 
(O haftada bir kahve içer.) 
 
They walk from home to school. 
(Onlar evden okula yürür.) 
 
The Earth rotates around the Sun. 
(Dünya, Güneş’in etrafında döner.) 

Olumsuz cümle kurarken “Subject + don’t / doesn’t + verb 1 + object”formülü kullanılır. Olumlu cümlelerden farklı olarak, He/She/It özneleri kullanılırken fiile “-s” takısı eklenmez, fiilin önüne yardımcı fiil olan “doesn’t” gelir. 

I, You, We, They don’t V1 Object 
He/She/It doesn’t V1 Object 

I don’t like tomatoes. 
(Ben domates sevmem.) 
 
She doesn’t go home for lunch. 
(O öğle yemeği için eve gitmez.) 
 
You don’t watch movies a lot. 
(Sen çok fazla film izlemezsin.) 
 
My dog doesn’t like short walks, he prefers long walks. 
(Köpeğim kısa yürüyüşleri sevmez, uzun yürüyüşleri tercih eder.) 

Soru cümlesi kurarken Do/Does + Subject + Verb 1 + Object formülü kullanılır. 

Do I, You, We, They V1 Object 
Does He/She/It V1 Object 

Do I eat spaghetti everyday? 
(Ben her gün spagetti mi yiyorum?) 
 
Does he attend our school? 
(O bizim okula mı gidiyor?) 
 
Do you like ice cream? 
(Dondurma sever misin?) 
 
Does she read books? 
(O kitap okur mu?) 

 

Can/Can’t Cümleleri: 

Bu kalıp kabiliyet ve yeterlilik belirtmek için kullanılır. Subject + can / can’t + verb 1 formülüyle cümle kurulur 

Subject can V1 
Subject can’t V1 

I can read 3 books in a week. 
(Bir haftada 3 kitap okuyabilirim.) 
 
The cheetah can run faster than any animal in the world. 
(Çita, dünyadaki bütün hayvanlardan daha hızlı koşabilir.) 
 
She can’t handle this task easily. 
(O bu görevi rahatlıkla halledemez.) 
 
He can’t speak Japanese. 
(O Japonca konuşamaz.)

 

9. Sınıf Ünite 5 – Connect Inspired People (İlham Alan İnsanları Birleştirin) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. . 

Celebrity Ünlü 
Awesome Harika 
Boring Sıkıcı 
Bald Kel 
Blonde Sarışın 
Curly Kıvırcık 
Cap Şapka 
Belt Kemer 
Coat Ceket 
Dyed Boyalı 
Dress Elbise 
Sock Çorap 
Elegant Şık 
Easy-going Dışa dönük 
Fat Şişman 
Slim Zayıf 
Generous Cömert 
Handsome Yakışıklı 
Beautiful Güzel 
Ugly Çirkin 
Helpful Yardımsever 
Jealous Kıskanç 
Modest Alçak gönüllü 
Mustache Bıyık 
Polite Kibar 
Realistic Gerçekçi 
Pretty Hoş / Sevimli 
Patient Kibar 
Rich Zengin 
Poor Fakir 
Rude Kaba 
Shy Utangaç 
Reliable Güvenilir 
Sincere Samimi 
Stubborn İnatçı 
Talented Yetenekli 
Wavy Dalgalı 
Thin Zayıf 

Bu ünitede insanların fiziksel görünüşlerinden bahsetmeyi, iki özneyi karşılaştırmayı ve Simple Present Tense kullanımını öğreneceğiz. 

Physical Appearance: 

Birinin nasıl göründüğünü sormak için “What does (subject) look like?” kalıbını kullanırız. Uygun sıfatlar kullanarak da bu soru cevaplanır. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

+ What does your sister look like? – My sister has long brown hair and blue eyes, she’s tall and thin. 
(+Kız kardeşin neye benziyor? -Kız kardeşimin uzun kahverengi saçları ve mavi gözleri var, uzun boylu ve zayıf.) 
 
+ What does your dad look like? – My dad has a big belly, white hair and a beard. 
(+Baban neye benziyor? -Babamın büyük bir göbeği, beyaz saçları ve sakalı var.) 
 
+ What does your cat look like? – My cat is ginger, fat and very fluffy. 
(+Kedin neye benziyor? – Kedim turuncu, şişman ve çok tüylü.) 

Making Comparison: 

İki özneyi karşılaştırırken araya “than” bağlacını getirmek ve sıfatları uygun karşılaştırma sıfatlarına çevirmek gerekir. Önceki ünitelerde işlediğimiz bu konuyu örnek cümlelerle hatırlayalım. 
Madonna is more famous than Avril Lavigne. 
(Madonna, Avril Lavigne’den daha ünlü.) 
 
I am prettier than you. 
(Ben senden daha güzelim.) 
 
The Lord of the Rings is a better book series than Harry Potter. 
(The Lord of the Rings, Harry Potter’dan daha iyi bir kitap serisi.) 

Present Continuous Tense: 

Present Continuous Tense, konuşma anından yani şimdiki zamandan bahseder. Türkçedeki karşılığı Şimdiki Zaman’dır. 

Olumlu cümlelerde I + am + V-ing, He/She/It + is + V-ing, You/They/We + are +V-ing formülleri kullanılır. Örnek tablo ve cümlelerle inceleyelim. 

I am V+ing 
He/She/It is V+ing 
You/They/We are V+ing 

I am looking outside. 
(Dışarı bakıyorum.) 
 
She is drinking tea. 
(O çay içiyor.) 
 
You are reading my book. 
(Sen benim kitabımı okuyorsun.) 

Olumsuz cümlelerde I + am + not + V-ing, He/She/It + is + not + V-ing, You/We//They + are + not +V-ing formülleri kullanılır. “Is not” yerine “isn’t”, “are not” yerine “aren’t” kısaltmaları kullanılabilir. 

I am not V+ing 
He/She/It is not V+ing 
You/They/We are not V+ing 

I am not looking at my phone. 
(Telefonuma bakmıyorum.) 
 
He is not listening. 
(O dinlemiyor.) 
 
They aren’t leaving. 
(Gitmiyorlar.) 

Soru cümlelerinde Am + I + V-ing ?, Is + He/She/It + V-ing ?, Are + You/We/They + V-ing ?formülleri kullanılır. 

Am I V+ing 
Is He/She/It V+ing 
Are You/They/We V+ing 

Am I seeing you? 
(Seni görüyor muyum?) 
 
Is she coming? 
(Geliyor mu?) 
 
Are we leaving? 
(Gidiyor muyuz?) 

 

9. Sınıf Ünite 6 – Bridging Culture (Köprü Kültürleri) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Intercultural Kültürler arası 
Topic Konu 
Cultural Kültürel 
Cultural differences Kültürel farklılıklar 
Abroad Yurt dışı 
Ancient Antik / Eski 
Baggage Bagaj 
Bill Fatura 
Boarding pass Biniş kartı 
Black bean Siyah fasulye 
Capital Başkent 
Crowded Kalabalık 
Check-in desk Kayıt masası 
Economy class Ekonomi sınıfı 
Flour Un 
Bread Ekmek 
Gate Kapı 
Lentil Mercimek 
Location Konum 
One way trip Tek yönlü yolculuk 
Passport Pasaport 
Pay Ödemek 
Passenger Yolcu 
Rice Pirinç pilavı / Pirinç 
Place Yer 
Sea Deniz 
Seat belt Emniyet kemeri 
Soup Çorba 
Tea Çay 
Travel agency Seyahat acentesi 
Cuisine Yemek kültürü / Mutfak 
I see Anlıyorum 
Take a trip Seyahate çıkmak 

Bu ünitede yemek siparişi vermeyi, bağlaçları (conjunctions) ve pekiştirme sorularını (tag questions) öğreneceğiz. 

 

Ordering Food:

Yemek siparişi verirken kullandığımız cümle kalıplarını inceleyelim. 

May / Can I take your order? Siparişinizi alabilir miyim? 
Can I have a (...) please? Bir adet (...) alabilir miyim lütfen? 
I would like to have (...). (...) istiyorum. 
What would you like? Ne istersiniz? 
Thank you, that's all for the moment. Teşekkürler, şimdilik bu kadar. 

Can I have a burger and fries? 
(Hamburger ve patates kızartması alabilir miyim?) 
 
I would like to have a salad. 
(Salata istiyorum.) 

Conjunctions:

Bağlaçlar, iki cümleyi birbirine bağlarken kullanılır. İngilizcede en sık kullanılan bağlaçları inceleyelim. 

Because Çünkü 
So Bu yüzden / O yüzden 
But Ama / Fakat 
And Ve 
However Lakin / Ama / Fakat 

I don’t like horror movies. I watched one years ago. It scared me. = I don’t like horror movies because I watched one years ago and it scared me. 
(Korku filmlerini sevmem. Yıllar önce bir tane izlemiştim. Beni korkuttu. = Korku filmlerini sevmem, çünkü yıllar önce bir tane izlemiştim ve beni korkutmuştu.) 
 
I like salads. If it has olives, I won’t eat it. = I like salads but if it has olives, I won’t eat it. 
(Salata severim. İçinde zeytin varsa yemem. = Salata severim, fakat içinde zeytin varsa yemem.) 
 
The movie got terrible reviews. I think it was great. = The movie got terrible reviews, however I think it was great. 
(Film çok kötü yorumlar aldı. Bence çok güzeldi. = Film çok kötü yorumlar aldı, ama bence çok güzeldi.) 

Tag Questions: 

Tag questions yani pekiştirme soruları, bir cümlenin sonuna eklenen ve cümlenin anlamını pekiştiren kısa sorulardır. Türkçe karşılıkları “değil mi?”, “tamam mı?” gibi sorulardır. Pekiştirme sorularında dikkat edilmesi gereken noktalar cümlede kullanılan zaman kipi, yardımcı fiil ve cümlenin olumlu ya da olumsuz olmasıdır. Eklenen pekiştirme sorusu mutlaka cümleyle aynı zaman kipinde olmalıdır. 

Eğer cümle olumluysa eklenen pekiştirme sorusu olumsuz olmalıdır. 

I will go to Italy, won’t I? 
(İtalya’ya gideceğim, değil mi?) 
 
You can prepare the party, can’t you? 
(Partiyi sen hazırlayabilirsin, değil mi?) 
 
He is coming to the graduation, isn’t he? 
(Mezuniyete geliyor, değil mi?) 

Eğer cümle olumsuzsa eklenen pekiştirme sorusu olumlu olmalıdır. 

I’m not invited to the gathering, am I? 
(Buluşmaya davetli değilim, değil mi?) 
 
You can’t come, can you? 
(Gelemezsin, değil mi?) 
 
He doesn’t know, does he? 
(Bilmiyor, değil mi?) 

Eğer cümlenin yapısı olumlu fakat anlamı olumsuzsa eklenen pekiştirme sorusu olumlu olmalıdır. 

There is no money left, is there? 
(Hiç para kalmadı, değil mi?)

 

9. Sınıf Ünite 7 – World Heritage (Dünya Mirası) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Wonder Harika 
Alive Canlı 
Ancient Antik / Eski 
Amazing Şaşırtıcı 
Archeologist Arkeolog 
Attack Saldırı 
Avoid Sakınmak / Kaçınmak 
Architect Mimar 
Book Yer ayırtmak 
Belief İnanç 
Castle Kale 
Ceremony Tören 
Declare İlan etmek 
Deserve Hak etmek 
Cemetery Mezarlık 
Destroyed Yıkılmış 
Egypt Mısır 
Ephesus Efes Antik Kenti 
Discover Keşfetmek 
Experience Deneyim 
Civilization Uygarlık 
Colosseum Kolezyum 
The Colossus of Rhodes Rodos Heykeli 
Cove Koy 
Dead body Cansız beden 
Gladiator Gladyatör 
The Great Wall Çin Seddi 
Greek god Yunan tanrısı 
The Great Pyramid Büyük Piramit 
The Hanging Gardens of Babylon Babil’in Asma Bahçeleri 
Haritage Miras 
Huge Devasa 
Hunting Avcılık 
Jewel Mücevher 
Lighthouse of Alexandria İskenderiye Feneri 
Mount Everest Everest Dağı 
Ottoman Osmanlı 
Protect Korumak 
Region Bölge 
Sahara Desert Sahra Çölü 
Soldier Asker 
Statue of Liberty Özgürlük Anıtı 
Taj Mahal Tac Mahal 
Temple of Artemis Artemis Tapınağı 

Bu ünitede was/were kullanımını ve Simple Past Tense kalıbını öğreneceğiz. 

Was / Were 

Was/were yardımcı fiilleri am/is/are fiillerinin geçmiş zaman çekimli halleridir. Negatif formları was not (wasn’t) ve were not (weren’t)’dır. Bu yardımcı fiilleri nasıl kullanacağımızı öğrenmek için tabloyu ve örnek cümleleri inceleyelim. 

You, We, They were verb 
I, He/She/It was verb 

I was home yesterday. 
(Dün evdeydim.) 
 
You were sick last week. 
(Geçen hafta hastaydın.) 
 
He wasn’t in the library. 
(Kütüphanede değildi.) 
 
They weren’t paying attention in class. 
(Derse ilgi göstermiyorlardı.) 

Simple Past Tense: 

Simple Past Tense geçmiş zamanda olan olayları anlatırken kullanılır. Türkçedeki karşılığı “-di’li geçmiş zaman”dır. Simple Past Tense için Subject + verb 2 + object formülünden yararlanılır. 

I V2 Object 
You V2 Object 
He-She-It V2 Object 
We V2 Object 
They V2 Object 

I loved him. 
(Onu severdim.) 
 
You played this game yesterday. 
(Bu oyunu dün oynadın.) 
 
She baked three cakes. 
(O 3 pasta yaptı.) 
 
We borrowed the same book from the library. 
(Kütüphaneden aynı kitabı ödünç aldık.) 
 
They cheated in the competition. 
(Yarışmada hile yaptılar.) 

Simple Past Tense kullanırken fiilin ikinci hali kullanılmalıdır. Düzenli fiillerde bu, fiillerin sonuna “-d”, “-ed” ve “-ied” takıları getirilerek sağlanır. Fakat düzensiz fiillerin form değiştirmesi gerekir. Gelin bu düzensiz fiillerden bazılarını inceleyelim. 

cut cut 
have had 
build built 
drink drank 
eat ate 
lose lost 

I cut my hair a month ago. 
(Saçımı bir ay önce kestim.) 
 
You had coffee this morning. 
(Bu sabah kahve içtin.) 
 
The park was built last week. 
(Park geçen hafta yapıldı.) 
 
He ate all the cookies I baked for today. 
(Bugün için pişirdiğim bütün kurabiyeleri yedi.) 
 
I still can’t find the keys I lost 2 days ago. 
(İki gün önce kaybettiğim anahtarları hala bulamıyorum.) 

Olumsuz cümlelerde özne ve fiilin arasına “did not” yardımcı fiili girer. “Did” yardımcı fiili zaten geçmiş zaman olduğu için fiil geçmiş zaman olmaz, birinci formunda yazılır. 

I didn’t study at all for my finals. 
(Finallerim için hiç çalışmadım.) 
 
You didn’t know about this party. 
(Bu partiyi bilmiyordun.) 
 
He didn’t care about me. 
(Beni hiç umursamazdı.) 
 
We didn’t go to school yesterday. 
(Dün okula gitmedik.) 
 
They didn’t invite us to their birthday party. 
(Bizi doğum günü partilerine davet etmediler.) 

Evet/Hayır soruları Simple Past Tense ile yazılırken “Did” + subject + verb 1 + object formülü kullanılır. Örneklerle inceleyelim. 

Did you have dinner? 
(Akşam yemeği yedin mi?) 
 
Did she call you? 
(Seni aradı mı?) 
 
Did we miss her call? 
(Onun telefonunu kaçırdık mı?) 
 
Did they see us leave? 
(Bizim gittiğimizi gördüler mi?)

 

9. Sınıf Ünite 8 – Emergency and Health Problems (Acil Durum ve Sağlık Sorunları) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Emergency Acil 
Health Sağlık 
Problem Problem 
Flu Nezle 
Rule Kural 
Toothache Diş ağrısı 
Cough Öksürük 
Bleeding Kanama 
Fever Ateş 
Accident Kaza 
Stomach-ache Karın ağrısı 
Headache Baş ağrısı 
Backache Sırt ağrısı 
Miss Kaçırmak 
Lungs Akciğerler 
Sore throat Boğaz ağrısı 
First aid İlk yardım 
Heart attack Kalp krizi 
Advise Tavsiye vermek 
Serious Ciddi 
Burns Yanıklar 
Patient Hasta 
Breath Nefes almak 
Abdomen Karın 
Alert Uyarmak 
High fever Yüksek ateş 
Dial 112 112’yı tuşla 
Fire Yangın 
Rise Yükselmek 
Take a long rest Uzun süre dinlen 
Dozen Düzine 
Rescue team Kurtarma ekibi 
Stay on the line Hatta kal 
Awake Uyanık 
Take pills Hap almak 
Seeing the doctor Doktoru görmek 
Missing Kayıp 
Steal Çalmak 

Bu ünitede basit cümlelerden karmaşık cümlelere geçmeyi öğreneceğiz. Cümleyi kompleks hale getiren bazı kelime kalıpları olan “when”, “before”, “after”, “should/shouldn’t”, “must/mustn’t” kalıplarını öğreneceğiz. 

When: 

Cümlenin ortasında ya da başında yer alabilir. Belirli bir zamanı kastederken kullanılır. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

When I was 9, I learned the multiplication table. 
(9 yaşındayken çarpım tablosunu öğrendim.) 
 
I wake up early to walk to work when I’m working in the office. 
(Ofiste çalıştığım zamanlarda sabah işe yürümek için erken kalkıyorum.) 

Before: 

Önce anlamına gelir. “When” gibi cümlenin başında ya da ortasında yer alabilir. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

Before she started school, she was really messy. 
(Okula başlamadan önce çok dağınıktı.) 
 
You start studying at least three days before exams. 
(Sen sınavlardan en az 3 gün önce çalışmaya başlarsın.) 

After: 

Sonra anlamına gelir. “When” ve “before” gibi cümlenin başında ya da ortasında yer alabilir. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

He brushes his teeth after breakfast. 
(O dişlerini kahvaltıdan sonra fırçalar.) 
 
After work, she reads a book to unwind. 
(İşten sonra rahatlamak için kitap okur.) 

Should – Must: 

“Should” ve “must” modal fiillerdir. İkisi de -meli/-malı anlamı taşır, fakat “should” öneri havası taşırken “must” emir verirken kullanılır. İkisi için de geçerli olan formül Subject + should / must + verb 1 şeklindedir. Fiilin birinci hali kullanılır. 

Should/Shouldn’t: 

“Yapsam iyi olur” ve tavsiye anlamında -meli/-malı anlamı taşıyan “should” yardımcı fiilinin kullanımını örnek cümlelerle inceleyelim. 

I should make a dentist appointment this week, it’s been almost 6 months since my last visit. 
(Bu hafta bir dişçi randevusu ayarlamalıyım, en son gittiğimden beri neredeyse 6 ay oldu.) 
 
You shouldn’t take carbohydrates out of your diet entirely, it’s important to eat from each food group. 
(Diyetinden karbonhidratları komple çıkarmamalısın, bütün yiyecek gruplarından tüketmek önemli.) 

Must / Mustn’t: 

“Yapmalıyım” ve emir anlamındaki -meli/-malı anlamını taşıyan “must” yardımcı fiilinin nasıl kullanıldığını örnek cümlelerle inceleyelim. 

I must go to the dentist, I have a horrible toothache. 
(Dişçiye gitmeliyim, dişim çok ağrıyor.) 
 
He mustn’t quit now, he’s so close to winning. 
(Şimdi pes etmemeli, kazanmaya çok yakın.)

 

9. Sınıf Ünite 9 – Invitations and Celebrations (Davetler ve Kutlamalar) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Party Parti 
Celebration Kutlama 
Entertainment Eğlence 
Accept Kabul etmek 
Invitation Davet 
Invite Davet etmek 
Refuse Geri çevirmek 
All over the world Bütün dünyada 
As well Ayrıca 
Banana Muz 
Best wishes En içten dileklerimle 
Birthday Doğum günü 
Candle Mum 
Colorful Renkli 
Costume Kostüm 
Date Tarih 
Deserve Hak etmek 
Emotional music Duygusal müzik 
Farewell Veda 
Festival Festival 
Follow İzlemek 
Gain Kazanmak 
Gift Hediye 
Greetings Selamlar 
Hostel Pansiyon 
Join Katılmak 
Look forward Dört gözle beklemek 
Necessary Gerekli 
Open air Açık hava 
Pineapple Ananas 
Protect Korumak 
Reason Sebep 
Receive a gift Hediye almak 
Rush Acele etmek 
Secret planning Gizli plan 
Theme Tema 
Traditional dishes Geleneksel yemekler 
Watermelon Karpuz 

Bu ünitede belgisiz zamirler (indefinite pronouns), bazı yeni modal fiiller (modal verbs) olan “had better”, “would rather” ve “would you mind?” kalıplarını öğreneceğiz. 

Indefinite pronouns: 

Belgisiz zamirler spesifik bir insan, miktar ya da objenin yerini tutmayan zamirlerdir. Bu zamirlere tabloda ve örnek cümlelerde göz atalım. 

Everywhere Her yer 
Somewhere Bir yer 
Nobody / No one Hiç kimse 
Something Bir şey 
Nothing Hiçbir şey 
Everything Her şey 
Someone / Somebody Birisi 
Nowhere Hiçbir yer 
Everyone / Everybody Herkes 
Anyone / Anybody Hiç kimse 
Anything Herhangi bir şey 
Anywhere Herhangi bir yer 

I’d go everywhere if it’s with you. 
(Seninleyse her yere giderdim.) 
 
Let’s just pick somewhere and go. 
(Bir yer seçelim ve gidelim.) 
 
No one’s answering the phone. 
(Kimse telefona cevap vermiyor.) 
 
I’ll buy something for him tomorrow. 
(Ona yarın bir şey alırım.) 
 
Nothing is good quality anymore. 
(Hiçbir şey kaliteli değil artık.) 
 
Everything is so expensive. 
(Her şey çok pahalı.) 
 
Someone will come with me, right? 
(Birisi benimle gelecek, değil mi?) 
 
Nowhere is close enough. 
(Hiçbir yer yeterince yakın değil.) 
 
Everybody’s celebrating right now. 
(Şu anda herkes kutlama yapıyor.) 
 
Anyone could have called, but no one did. 
(Herhangi birisi arayabilirdi, ama kimse aramadı.) 
 
Anything is fine, you order. 
(Herhangi bir şey olur, sen sipariş ver.) 
 
I can go anywhere, it doesn’t matter. 
(Herhangi bir yere gidebilirim, önemi yok.) 

“Had better”: 

“-san iyi olur” anlamını taşıyan “had better” ve “had better not” hem öneri hem uyarı anlamında kullanılabilir. Bu kalıpla kullanılan fiiller de birinci hallerinde kullanılır. 

You had better leave now. 
(Şimdi gitsen iyi olur.) 
 
I had better stop watching crime shows, they scare me. 
(Suç dizileri izlemeyi bıraksam iyi olur, beni korkutuyorlar.) 
 
She had better not drink all that juice, she’ll have a stomach ache. 
(O kadar çok meyve suyu içmese iyi olur, karnı ağrıyacak.) 
 
We had better attend that dinner party. 
(O akşam yemeği partisine katılsak iyi olur.) 

“Would rather”: 

Bu yardımcı fiil bir tercih belirtirken kullanılır. “Bunu tercih ederdim.” anlamına gelir. Bu kalıpla kullanılan fiiller birinci hallerinde kullanılır. 

I would rather be at home right now. 
(Şu anda evde olmayı tercih ederdim.) 
 
She would rather drink a latte than an americano. 
(Americano yerine latte içmeyi tercih ederdi.) 
 
They would rather go outside and play soccer. 
(Dışarı çıkıp futbol oynamayı tercih ederlerdi.) 

“Do/Would you mind?”: 

Bu kalıp, Türkçede “sakıncası yoksa/ mahsuru yoksa/ sorun olmazsa” anlamlarına gelmektedir. Bu kalıpla kullanılan fiiller -ing eki almaktadır. 

Do you mind closing the door? 
(Sakıncası yoksa kapıyı kapatabilir misin?) 
 
Would you mind giving me a glass of water? 
(Mahsuru yoksa bana bir bardak su verir misin?) 
 
Do you mind turning off the lights when you leave the room? 
(Sorun olmazsa odadan çıkarken ışıkları kapatır mısın?)

 

9. Sınıf Ünite 10 – Television and Social Media (Televizyon ve Sosyal Medya) 

Öncelikle bu ünite kapsamında öğreneceğimiz kelimelere bir göz atalım. 

Television Televizyon 
Abroad Yurt dışı 
Actually Aslında 
A piece of cake Çocuk oyuncağı 
Ads Reklamlar 
Social media Sosyal medya 
Airplane mode Uçak modu 
Anyway Her neyse 
Artificial intelligence Yapay zeka 
Busy Meşgul 
Can’t stand Tahammül edememek 
Chat online Online sohbet 
Chit chat Geyik yapmak 
Comment Yorum 
Complain about Şikayetçi olmak 
Connect Bağlanmak 
Crazy about Tutkunu 
Definitely Kesinlikle 
Delete Silmek 
Digital world Dijital dünya 
Download İndirmek 
Episode Bölüm 
Especially Özellikle 
Face to face Yüz yüze 
Follower Takipçi 
Future plan Gelecek planı 
Get rid of Kurtulmak 
Hire Kiralamak 
In short Kısacası 
Keen on Meraklı 
Make money Para kazanmak 
Off Kapalı / İzinli 
Prediction Tahmin 
Recipe Reçete 
Quiz show Bilgi yarışması 
Reality show Gerçek hayattan kesitler içeren programlar 
Settings Ayarlar 
Skip Atlamak 

Bu ünitede gelecek planları yaparken kullanacağımız kalıplar olan “be going to” ve “will” kalıplarını, “if clause” kullanımını öğreneceğiz. 

Be going to: 

Be going to, Simple Future Tense ile cümle kurarken kullanılan iki kalıptan birisidir. Türkçede karşılığı -ecek/-acak ekidir. Gelecekte olması planlanmış eylemlerden bahsederken be going to kalıbı kullanılır. Olumlu cümlelerSubject + be going to + Verb + Object formülüyle yazılır. “Be” yardımcı fiili özneye göre çekimlenir. Fiilin birinci hali kullanılır. Aşağıdaki tablodan ve örnek cümlelerden inceleyelim. 

I Am going to V1 object 
He-She-It Is going to V1 object 
You/We/They Are going to V1 object 

I am going to buy myself an ice cream, read a book and relax this evening. 
(Bu akşam kendime dondurma alacağım, kitap okuyacağım ve rahatlayacağım.) 

She is going to call you at 8pm tonight, she told your assistant. 
(Seni bu akşam 8’de arayacak, asistanına söyledi.) 

We are going to go to Italy next Tuesday. 
(Gelecek Salı İtalya’ya gideceğiz.) 

Olumsuz cümlelerde Subject + be not going to + Verb + Object formülü kullanılır. Fiilin birinci hali kullanılır. Aşağıdaki tablodan ve örnek cümlelerden inceleyelim. 

I Am not going to V1 object 
He-She-It Is not going to V1 object 
You/We/They Are not going to V1 object 

I am not going to visit home this week, I was already there 2 days ago. 
(Bu hafta evi ziyaret etmeyeceğim, daha 2 gün önce oradaydım.) 

He is not going to attend the parent-teacher meeting. 
(Veli görüşmesine katılmayacak.) 

They are not going to come to my party, they aren’t invited. 
(Partime gelmeyecekler, davetli değiller.) 

Soru cümlelerinde be + Subject + going to + Verb + Object formülü geçerlidir. Fiilin birinci hali kullanılır. Aşağıdaki tablodan ve örnek cümlelerden inceleyelim. 

Am I going to V1 object 
Is He-She-It going to V1 object 
Are You/We/They going to V1 object 

Am I going to start pilates? 
(Pilatese mi başlayacağım?) 

Is she going to stop coming to the book club? 
(Kitap kulübüne gelmeyi mi bırakacak?) 

Are you going to visit me this Wednesday? 
(Bu Çarşamba beni ziyarete gelecek misin?) 

Will: 

Will, Simple Future Tense ile cümle kurarken kullanılan iki kalıptan birisidir. Türkçede karşılığı -ecek/-acak ekidir. Gelecekte olması planlanmamış, beklenilmeyen eylemlerden, hayallerden, tahminlerden bahsederken will kalıbı kullanılır. Olumlu cümlelerSubject + will + Verb + Object formülüyle yazılır. Will yardımcı fiili özneye göre çekimlenmez, her öznede aynıdır. Fiilin birinci hali kullanılır. Aşağıdaki tablodan ve örnek cümlelerden inceleyelim. 

I, You, He-She-It, We, They will V1 object 

I will be on TV one day. 
(Bir gün televizyona çıkacağım.) 
 
You will read this book. 
(Bu kitabı okuyacaksın.) 
 
He will come see me. 
(Beni görmeye gelecek.) 
 
We will go see a movie sometime. 
(Bir ara film izlemeye gideceğiz.) 
 
They will love this shop. 
(Bu dükkanı çok sevecekler.) 

Olumsuz cümlelerde Subject + will not + Verb + Object formülü kullanılır. 

I, You, He-She-It, We, They Will not V1 object 

I will not buy new games anymore. 
(Bundan sonra yeni oyunlar almayacağım.) 
 
You will not like this book. 
(Bu kitabı sevmeyeceksin.) 
 
He will not come back. 
(Geri gelmeyecek.) 
 
We will not watch this movie. 
(Bu filmi izlemeyeceğiz.) 
 
They will not go to school tomorrow. 
(Yarın okula gitmeyecekler.) 

Soru cümlelerinde will + Subject + Verb + Object formülü kullanılır. 

will I, You, He-She-It, We, They V1 object 

Will I learn this theorem? 
(Bu teoremi öğrenecek miyim?) 
 
Will you call her? 
(Onu arayacak mısın?) 
 
Will she like her gift? 
(Hediyesini beğenecek mi?) 
 
Will we have a picnic? 
(Piknik yapacak mıyız?) 
 
Will they remember us? 
(Bizi hatırlayacaklar mı?) 

If Clause: 

If clause, koşul belirten cümlelerde kullanılır. Türkçede karşılığı “eğer/ise.. Olur” şeklinde cümlelerdir. 4 çeşidi vardır. 

Type 0 (Zero): Herkesin bildiği genel doğrularda bu yapı kullanılır. “If + Present Simple, Present Simple” formülü izlenir. 

If it snows, the roads get blocked. 
(Eğer kar yağarsa yollar kapanır.) 
 
If water boils, it’s 100 °C. 
(Eğer su kaynıyorsa 100 derecedir. ) 
 
If you don’t wear your coat in winter, you get sick. 
(Eğer kışın mont giymezsen hastalanırsın.) 

Type 1 (One): Gerçekleşmesi mümkün olan ancak kesin olmayan olaylarda bu yapı kullanılır. Bir ihtimal ifade eder. “If + Present Simple/ Present Continuous/ Present Perfect/ Present Perfect Continuous, Future Simple (Can/ May/ Might/Could/ Must/ Should) + Present Bare Infinitive” formülü kullanılır. Formülden de anlayabileceğiniz üzere If + bütün Present Tense’ler kullanılabilir. Future Simple Tense yerine modal’lar da geçebilir. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

If you hit the vase, it will fall and break. 
(Eğer vazoya vurursan düşüp kırılır.) 
 
If the team scores the goal, we might be champions. 
(Eğer takım gol atarsa şampiyon olabiliriz.) 
 
If you are still sleeping by 8 a.m, I can wake you up. 
(Eğer sabah saat 8’de hala uyuyor olursan seni uyandırabilirim.) 
 
If the chef has prepared the meal, you must eat it. 
(Eğer şef yemeği hazırladıysa mutlaka yemelisin.) 

Type 2 (Two): Gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylardan, hayallerden bahsedilirken kullanılır. If + Past Simple/ Past Continuous, Would/ Could/ Might + Present Bare Infinitive formülüyle yazılır. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

If we booked the tickets ahead of time, we would have a discount. 
(Eğer biletleri önceden alsaydık indirimimiz olurdu.) 
 
If I got a divorce earlier, I would be happier. 
(Eğer daha erken boşansaydım daha mutlu olurdum.) 
 
If he listened to me, he would earn more money. 
(Eğer beni dinleseydi daha çok para kazanırdı.) 

Type 3 (Three): Artık gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylar, pişmanlıklar ve eleştirileri anlatır. If + Past Perfect/ Past Perfect Continuous, Would/ Could/ Might + Perfect Bare Infinitive (have + V3) formülü kullanılır. Örnek cümlelerle inceleyelim. 

If you had prepared better, you would have gotten the best grade. 
(Eğer daha iyi hazırlansaydın en iyi notu alırdın.) 
 
If we had set up the alarm, we would have known when the thief entered. 
(Eğer alarmı kursaydık hırsızın ne zaman girdiğini bilirdik.) 
 
If I had worked harder, I would have gotten the promotion. 
(Eğer daha çok çalışsaydım terfiyi alırdım.) 

 

 

9.Sınıf İngilizce Üniteleri ve Konu Anlatımı Hakkında Sık Sorulan Sorular 

9. Sınıf İngilizce Nasıl Denir?
9. sınıf İngilizce ‘’nineth grade English’’ şeklinde denir.

9. Sınıfta İngilizce Dersi Var Mı?
Evet, 9. Sınıfta İngilizce dersi müfredatta vardır ve zorunludur.

9. Sınıf İngilizce Yanında Ne Demek?
9. sınıf İngilizce yanında ‘’next to’’ şeklinde söylenir.

9. Sınıf İngilizce Dersinde Ne Öğretilir? 
9. sınıf İngilizce dersinde Studying Abroad, My Environment, Movies, Human in Nature, Inspirational People, Bridging Cultures, World Heritage, Emergency and Health Problems, Invitations And Celebrations, TV and Social Media konuları öğretilir.