İngilizce “as” Kullanımı ve “as…as” Kalıbı Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler

05 Ağu 2026

İngilizce “as” Kullanımı ve “as…as” Kalıbı Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler 

İngilizcede tek başına kullanıldığında as kelimesi, ‘‘için, olarak, gibi’’ gibi anlamlara gelmektedir. Aynı şekilde çeşitli alanlarda da kullanılmakta olup ‘’as…as’’ şekline de bürünebilmektedir. ‘‘As … as’’ kalıbı ise kullanımlarına bağlı olarak cümleye çeşitli anlamlar katmasıyla bilinmektedir. Bu yazımızda sizlere “as” kullanımı ve “as…as” kalıbının nasıl kullanıldığını göstereceğiz. Konuyu daha iyi aktarabilmek için örneklerle açıklamalar yapacağız. 

 

İngilizcede As Kullanımı 

“As” İngilizce ne demek? Sorusuna verilecek olan yanıt, girişte de kısaca bahsettiğimiz üzere cümlede, ‘dahi, olarak, gibi, kadar, için’’ gibi anlamlardır. “As” görevleri cümle içinde çeşitli şekillerde olabilmektedir. Örneğin; as preposition yani edat görevinde kullanılabildiği gibi, conjunction yani bağlaç ya da benzerlik gibi anlamlarda da kullanılabilmektedir. Şimdi sıra halinde “as” konu anlatım ve cümlelerine bakalım. 

 

Preposition Yani Edat Görevinde “as”: 

"As" kelimesi, edat olarak kullanıldığında, genellikle bir isimle birlikte gelir ve belirli bir amaç ya da rolü ifade eder. Bu kullanım, cümlede bir kişinin veya nesnenin ne şekilde bir iş yaptığını veya hangi görevde olduğunu belirtmek için kullanılır. 

  • She works as a teacher in a primary school. (O, bir ilkokulda öğretmen olarak çalışıyor.)
  • He acted as the team leader during the project. (Proje sırasında takım lideri olarak hareket etti.)
  • I served as a guide during the tour. (Turu sırasında rehber olarak görev yaptım.)
  • She was hired as a marketing manager last year. (Geçen yıl pazarlama müdürü olarak işe alındı.)
  • They used the building as a community center. (Binaları bir toplum merkezi olarak kullandılar.

Conjunction Yani Bağlaç Görevinde “as”: 

"As" kelimesi bağlaç olarak kullanıldığında, iki cümleyi birbirine bağlar ve bu cümleler arasında bir neden-sonuç ilişkisi kurar. Yani, bir olayın ya da durumun diğerine nasıl sebep olduğunu veya ona bağlı olarak gerçekleştiğini ifade eder.  

  • They left early as they had an important meeting. (Önemli bir toplantıları olduğu için erken gittiler.)
  • I couldn’t attend the event as I was feeling sick. (Hasta olduğum için etkinliğe katılamadım.)
  • She didn’t answer the phone as she was busy. (Meşgul olduğu için telefonu açmadı.)
  • We decided to cancel the trip as the weather was bad. (Hava kötü olduğu için gezimizi iptal etmeye karar verdik.

 

Benzerlik Kurmak İçin Kullanılan “as”:

"As" kelimesi, iki şeyin birbirine benzer olduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu kullanım, iki şeyin özelliklerini veya durumlarını karşılaştırarak aralarındaki benzerliği vurgular. 

  • I have the same shoes as you. (Ayakkabılarım seninkiyle aynı.)
  • He wears the same jacket as his brother. (Ceketini kardeşiyle aynı giyiyor.)[
  • They live in the same neighborhood as us. (Bizimle aynı mahallede yaşıyorlar.)
  • She plays the guitar as well as her friend. (Gitarı arkadaşı gibi çalıyor.) 

 

Eş Zamanlılık Anlamı Vermek İçin Kullanılan “as”: 

"As" kelimesi, iki olayın aynı anda meydana geldiğini ifade etmek için kullanılır. Bu kullanım, bir eylemin veya durumun diğerine paralel bir şekilde gerçekleştiğini belirtir. 

  • She smiled as she received the gift. (Hediyeyi alırken gülümsedi.)
  • The children played outside as their parents watched from the window. (Çocuklar dışarıda oynarken ebeveynleri pencereden izliyordu.)
  • He started talking as the meeting began. (Toplantı başladığında konuşmaya başladı.)
  • I felt nervous as I waited for the results. (Sonuçları beklerken gergin hissettim.)

İngilizcede “As… As” Kullanımı ve Anlamı  

“As…as” yapısı, iki şekilde kullanılabilir. İlk olarak, bu yapı eşitlik ifade etmek için kullanılırken, ikinci kullanımda ise iki şeyin eşit olmadığını belirtmek için kullanılır. 

 

1. ‘As + sıfat/zarf +as’ kalıbı karşılaştırılan iki insanın veya objenin eşitliğini belirtmek için kullanılır. 

  • She is as smart as her sister. (O, kız kardeşi kadar akıllıdır.)
  • This movie is as interesting as the book. (Bu film, kitap kadar ilginç.)
  • The restaurant is as expensive as the hotel. (Restoran, otel kadar pahalı.)
  • His explanation was as clear as the water. (Onun açıklaması, su kadar açıktı.

 

2. ‘Not as +sıfat/zarf + as’ kalıbı karşılaştırılan iki insanın veya objenin eşit olmadığını belirtmek için kullanılır. 

  • She is not as tall as her brother. (O, erkek kardeşi kadar uzun değil.)
  • This car is not as fast as the red one. (Bu araba, kırmızı olan kadar hızlı değil.)
  • The movie was not as exciting as I expected. (Film, beklediğim kadar heyecanlı değildi.)
  • His explanation was not as clear as hers. (Onun açıklaması, onunki kadar net değildi.
  •  

İngilizcede “As Much As” Kullanımı 

“As much as” yapısı, miktar karşılaştırmalarında kullanılır ve Türkçeye ‘kadar’ şeklinde çevrilebilir. 

  • I don't drink as much coffee as I used to. (Eskisi kadar çok kahve içmiyorum.)
  • She spends as much time on her hobbies as on her work. (Hobilerine, işine harcadığı kadar zaman harcıyor.)
  • He didn't study as much as he should have for the exam. (Sınav için gerektiği kadar çok çalışmadı.)
  • We don't travel as much as we did last year. (Geçen yıl olduğu kadar çok seyahat etmiyoruz.

 

İngilizcede “As Long As” Kullanımı 

“As long as” yapısı, koşul anlamı taşır ve Türkçeye ‘yeter ki, olduğu sürece, takdirde’ gibi ifadelerle çevrilebilir. 

  • You can go out as long as you finish your dinner. (Akşam yemeğini bitirdiğin sürece dışarı çıkabilirsin.)
  • I’ll let you borrow my car as long as you return it by tomorrow. (Onu yarına kadar geri getirmen şartıyla arabamı ödünç alabilirsin.)
  • You can join the meeting as long as you have the necessary documents. (Gerekli belgelerin varsa toplantıya katılabilirsin.)
  • She will help you as long as you explain the problem clearly. (Sorunu net bir 

 

İngilizcede “Just As” Kullanımı

“Just as” bağlacı, İngilizcede ‘tıpkı, gibi, nasıl ki, olduğu gibi, tam’ anlamlarına gelir ve iki şeyin benzerliğini ya da bir durumun aynılığını vurgulamak için kullanılır. 

  • Just as we were about to leave, it started raining. (Tam çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.)
  • He laughed just as I made a joke. (Şaka yaptığım anda güldü.)
  • Just as I expected, she arrived late. (Beklediğim gibi, geç geldi.)
  • They work hard just as their parents did. (Tıpkı aileleri gibi çok çalışıyorlar.

 

İngilizcede “As Far As” Kullanımı

“As far as” kalıbı, Türkçede ‘kadarıyla, kadar, olduğu kadar, -e göre, -e kadar’ gibi anlamlar taşır. Bu ifadeyle bir sınır, mesafe ya da bir şeyin kapsamı belirtilir. 

  • As far as I can tell, she is doing fine. (Bildiğim kadarıyla, o iyi durumda.)
  • As far as we know, the event is still on. (Bildiğimiz kadarıyla etkinlik hâlâ devam ediyor.)
  • As far as I’m concerned, you should apologize. (Bana kalırsa, özür dilemelisin.)
  • As far as the weather is concerned, it should be sunny tomorrow. (Hava durumu açısından, yarın güneşli olmalı.)

 

İngilizcede “As Soon As” Kullanımı

“As soon as” kalıbı, bir olayın hemen ardından başka bir olayın gerçekleşeceğini belirtmek için kullanılır. Türkçeye ‘-er -mez, hemen, en kısa sürede’ gibi anlamlarla çevrilebilir. 

  • As far as the budget goes, we can't afford any extra expenses. (Bütçeye göre, ek harcamaları karşılayamayız.)
  • As far as my knowledge is concerned, this is the latest version of the software. (Bilgim dahilinde, bu yazılımın en son sürümüdür.)
  • As far as I can see, everything is running smoothly. (Gördüğüm kadarıyla her şey sorunsuz ilerliyor.)
  • As far as their plans are concerned, they are still undecided. (Onların planları açısından, hâlâ kararsızlar.)  

 

İngilizcede “As Well As” Kullanımı 

“As well as” kalıbı, bir şeyin yanı sıra başka bir şeyi de ifade etmek için kullanılır. Türkçeye ‘yanı sıra, -de, -da’ şeklinde çevrilebilir. Bu kalıp, iki öğenin birlikte varlığını vurgular. 

  • Please reply to my email as soon as you get a chance. (E-postama fırsat bulur bulmaz cevap verirsen sevinirim.)
  • We should leave as soon as the rain stops. (Yağmur durur durmaz çıkmalıyız.)
  • I will let you know as soon as I have more information. (Daha fazla bilgim olduğunda seni bilgilendireceğim.)
  • As soon as he finishes his work, he will join us. (İşini bitirir bitirmez bize katılacak.)

 

İngilizce “Not As As” ile İlgili Örnek Cümleler 

“Not as … as” kalıbı, iki öğe arasındaki eşitsizliği ifade etmek için kullanılır ve Türkçeye “... kadar değil” olarak çevrilebilir. Bu yapıyı, bir şeyin başka bir şeyle aynı seviyede olmadığını belirtmek için kullanabiliriz. 

  • She plays the piano as well as the guitar. (Piyanonun yanı sıra gitar da çalıyor.)
  • He enjoys hiking as well as swimming. (Yüzmenin yanı sıra dağcılıktan da keyif alıyor.)
  • I need to buy groceries as well as some clothes. (Bazı giysiler almanın yanı sıra market alışverişi de yapmam gerekiyor.)
  • They visited London as well as Paris during their vacation. (Tatillerinde Londra'nın yanı sıra Paris'i de ziyaret ettiler.) 

 

İngilizce As Konusu ile İlgili Örnek Cümleler

"As" kelimesi İngilizcede birçok farklı amaçla kullanılır ve bu kullanım, dil becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olabilir. "As" kalıbı, eşitlik, karşılaştırma, benzerlik gibi anlamlar taşıyan birçok yapıda karşımıza çıkar. Bu başlık altında, "as" kalıbını kullanarak yapılmış örnek cümleler bulabilirsiniz. Bu örnekler, günlük konuşmalarda ve yazılı dilde karşılaşılan farklı durumlarda "as"ın nasıl işlediğini gösterecektir.  

  • The movie wasn’t as long as I thought it would be. (Film düşündüğüm kadar uzun değildi.)
  • The test was not as difficult as I feared. (Sınav, korktuğum kadar zor değildi.)
  • This city is not as crowded as New York. (Bu şehir, New York kadar kalabalık değil.)
  • My new job is not as stressful as my old one. (Yeni işim, eski işim kadar stresli değil.)
  • The concert was not as exciting as the last one. (Konser, sonuncusu kadar heyecanlı değildi.)
  • The restaurant was not as good as the reviews said. (Restoran, yorumlarda söylendiği kadar iyi değildi.)
  • She speaks English as well as her brother. (İngilizceyi kardeşi gibi konuşuyor.)
  • The cake tastes the same as last time. (Kek, geçen seferkiyle aynı tatta.)
  • I exercise as much as she does. (Ben de o kadar egzersiz yapıyorum.)
  • We arrived at the same time as they did. (Onlarla aynı anda geldik.)
  • He works as hard as his colleagues. (O, iş arkadaşları kadar çok çalışıyor.)
  • She dances as beautifully as a professional. (Profesyonel gibi güzel dans ediyor.)
  • My house is as big as hers. (Evim onunki kadar büyük.)[Metin Kaydırma Sonu] 
  • The movie was as interesting as the book. (Film, kitap kadar ilginçti.)
  • I can run as fast as him. (Ben de onun kadar hızlı koşabilirim.)
  • They sing as well as the professionals. (Profesyoneller gibi şarkı söylüyorlar.)
  • Her dress is as stylish as hers. (Onun elbisesi de onunki kadar şık.)
  • His explanation was not as clear as I thought it would be. (Onun açıklaması düşündüğüm kadar net değildi.)
  • The trip was not as fun as we imagined. (Gezi, hayal ettiğimiz kadar eğlenceli değildi.)
  • The cake was not as sweet as I expected. (Kek düşündüğüm kadar tatlı değildi.)
  • This book is not as interesting as the last one. (Bu kitap, sonuncusu kadar ilginç değil.)
  • The weather today is not as warm as yesterday. (Bugün hava dün kadar sıcak değil.)
  • The car was not as fast as I hoped. (Araba, umduğum kadar hızlı değildi.)
  • I have the same book as you. (Kitabım seninkiyle aynı.)
  • She has the same car as her sister. (Arabası kız kardeşiyle aynı.)
  • Her speech was not as impressive as the one last year. (Konuşması, geçen yılki kadar etkileyici değildi.)
  • Her response was not as quick as I expected. (Onun cevabı, beklediğim kadar hızlı değildi.)
  • The restaurant was not as expensive as I thought. (Restoran, düşündüğüm kadar pahalı değildi.)
  • The cake was not as soft as I wanted it to be. (Kek, istediğim kadar yumuşak değildi.)
  • The meeting was not as productive as we had hoped. (Toplantı, umduğumuz kadar verimli değildi.
  • His performance was not as impressive as the previous one. (Onun performansı, önceki kadar etkileyici değildi.)
  • This restaurant serves the same dishes as the one across the street. (Bu restoran, karşıdaki restoranda olduğu gibi aynı yemekleri sunuyor.)
  • The teacher explained the lesson as clearly as possible. (Öğretmen, dersi mümkün olduğunca net açıkladı.)
  • The hike was not as challenging as I anticipated. (Yürüyüş, tahmin ettiğim kadar zorlayıcı değildi.)
  • The hotel room was not as clean as it should have been. (Otel odası, olması gerektiği kadar temiz değildi.)
  • His house is not as big as mine. (Evi benimkinden o kadar büyük değil.)
  • She runs as quickly as her best friend. (En yakın arkadaşı gibi hızlı koşuyor.)
  • They are as talented as the other competitors. (Onlar, diğer yarışmacılar kadar yetenekliler.)

 

İngilizce “As” Kullanımı ve “As…As” Kalıbı Konu Anlatımı ve Örnek Cümleler Hakkında Sık Sorulanlar 

As bağlacı nasıl kullanılır?
“As soon as possible” Bir şeyin olabildiğince hızlı halledilmesi gerektiğini belirtmek için kullanılır.

“As far as I’m concerned” kalıbı Türkçeye “bildiğim kadarıyla, bana göre, bence vs.” şeklinde çevrilir. ‘As well as’ kalıbı Türkçede ‘-de, -da’ anlamına gelir ve iki şeyin eşitliğini belirtir.[Metin Kaydırma Sonu]

As as kalıbı ne demek?
İngilizcede “as” kelimesi ‘gibi, olarak, için’ anlamına gelir ancak ‘as…as’ kalıbı şeklinde kullanıldığında farklı anlamlar ortaya çıkmaktadır.

As ne olarak kullanılır?
İngilizcede ‘as’ kelimesi ‘gibi, olarak, için’ anlamına gelmektedir.

As ile örnek cümle nedir?
As ile örnekler cümleler aşağıdakiler gibidir.  

I served as a guide during the tour. (Turu sırasında rehber olarak görev yaptım.)[Metin Kaydırma Sonu]She was hired as a marketing manager last year. (Geçen yıl pazarlama müdürü olarak işe alındı.)