İngilizce Kabul Etme ve Reddetme Cümleleri, Sözleri
20 Ağu 2026
İngilizce Kabul Etme ve Reddetme Cümleleri, Sözleri
Günlük hayatta karşılaştığımız durumlarda bir şeyi kabul etmek ya da nazikçe reddetmek hepimizin başına gelir. Peki, bunu İngilizce olarak etkili ve doğru şekilde nasıl ifade edebiliriz? İşte bu içerikte, size hem resmi hem samimi ortamlarda kullanabileceğiniz İngilizce kabul etme ve reddetme cümlelerini derledik. Ayrıca, bu sözlerin Türkçe anlamları ve hangi durumlarda kullanılabileceği konusunda da pratik bilgiler bulacaksınız.
İngilizce Kabul Etme Cümleleri ve Kalıpları
İngilizce kabul etme cümleleri, bir teklifi, daveti, fikri veya öneriyi olumlu şekilde yanıtlamak için kullanılır. İngilizce kabul etme kalıpları hem günlük konuşmalarda hem de resmî yazışma ve diyaloglarda oldukça yaygındır.
- Sure!
(Tabii ki!) - Absolutely!
(Kesinlikle!) - Definitely!
(Kesinlikle!) - Of course!
(Elbette!) - Yeah, sounds great!
(Evet, kulağa harika geliyor!) - I'd love to!
(Çok isterim!) - Why not?
(Neden olmasın?) - That works for me.
(Bu benim için uygun.) - Cool, let's do it!
(Harika, yapalım!) - No problem!
(Sorun değil!) - Great idea!
(Harika fikir!) - Count me in!
(Ben de varım!) - I’m in!
(Ben de varım!) - Totally!
(Kesinlikle!) - You bet!
(Emin ol! / Kesinlikle!) - I would be happy to accept.
(Memnuniyetle kabul ederim.) - Yes, that would be fine.
(Evet, bu uygun olur.) - I accept your offer with pleasure.
(Teklifinizi memnuniyetle kabul ediyorum.) - That sounds acceptable to me.
(Bu bana kabul edilebilir geliyor.) - I am pleased to accept your invitation.
(Davetinizi kabul etmekten memnuniyet duyarım.) - Thank you, I’d be delighted.
(Teşekkür ederim, memnun olurum.) - I agree with your suggestion.
(Önerinize katılıyorum.) - I’m okay with that.
(Benim için uygundur.) - It’s a deal.
(Anlaştık.) - Yes, I approve.
(Evet, onaylıyorum.)
İngilizce Reddetme Cümleleri ve Kalıpları
İngilizce reddetme cümleleri ve kalıpları, bir teklifi, daveti, öneriyi ya da isteği nazikçe ya da net bir şekilde geri çevirmek için kullanılır. Günlük yaşamda ve iş ortamlarında sıkça ihtiyaç duyulan bu ifadeler, iletişimde saygıyı ve nezaketi korumak açısından iletişimde oldukça önemlidir.
- No, thank you.
(Hayır, teşekkür ederim.) - I'm afraid I can't.
(Korkarım yapamam.) - Thanks, but I’ll pass.
(Teşekkürler ama pas geçeceğim.) - I’d love to, but I can’t.
(Çok isterdim ama yapamam.) - That’s not going to work for me.
(Bu benim için uygun olmayacak.) - Sorry, I’m busy that day.
(Üzgünüm, o gün meşgulüm.) - I really appreciate it, but I have to decline.
(Gerçekten takdir ediyorum ama reddetmek zorundayım.) - I’m flattered, but I’ll have to say no.
(Nazik teklifiniz için minnettarım ama hayır demeliyim.) - Maybe another time.
(Belki başka bir zaman.) - I’m not interested, thanks.
(İlgilenmiyorum, teşekkürler.) - Unfortunately, I have to say no.
(Ne yazık ki hayır demem gerekiyor.) - I wish I could, but I can't.
(Keşke yapabilsem ama yapamam.) - That’s not something I can commit to right now.
(Şu an için söz veremeyeceğim bir şey bu.) - I don't think that's a good idea.
(Bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum.) - I’m going to have to say no.
(Hayır demem gerekecek.) - This isn’t the right time for me.
(Bu benim için doğru zaman değil.) - That’s not really my thing.
(O pek bana göre değil.) - I’ve got too much on my plate right now.
(Şu anda çok yoğunum.) - I’m not comfortable with that.
(Bu konuda rahat değilim.) - I don’t feel like it, sorry.
(Canım istemiyor, üzgünüm.) - I’m going to pass on this one.
(Bu seferlik pas geçeceğim.) - Let me think about it and get back to you.
(Bunu bir düşüneyim, sonra sana dönerim.) - I have other commitments.
(Başka sorumluluklarım var.) - Not this time, but thank you.
(Bu seferlik değil, ama teşekkür ederim.) - It’s not possible for me right now.
(Şu anda benim için mümkün değil.)
İngilizce Kabul Etme, Reddetme Diyalogları
Günlük yaşamda iletişim kurarken karşımıza en sık çıkan durumlar arasında bir teklifi kabul etmek veya nazikçe reddetmek yer alır. İngilizcede bu gibi durumlara uygun cevaplar verebilmeniz adına sizler için bazı İngilizce kabul etme, reddetme diyalogları hazırladık. Aşağıdaki örnekleri inceleyerek pratik yapabilirsiniz.
İngilizce Kabul Etme Diyalogları
İngilizce kabul etme kalıpları ile hazırlanmış diyalogları pratik yapabilmek için aşağıdan inceleyebilirsiniz.
Diyalog 1:
A: Would you like to join me for a coffee tomorrow morning?
(Yarın sabah benimle kahve içmek ister misin?)
B: Sure, that sounds great! What time are you thinking?
(Tabii, kulağa harika geliyor! Saat kaçta düşünüyorsun?)
A: How about 10 am?
(Saat 10 nasıl olur?)
B: Perfect, I’ll see you at 10.
(Harika, 10’da görüşürüz.)
Diyalog 2:
A: Do you want to join us for a picnic on Sunday?
(Pazar günü pikniğe bizimle gelmek ister misin?)
B: Sure, I’d love to! What should I bring?
(Tabii, çok isterim! Ne getirmemi istersin?)
A: Just bring yourself and maybe a snack to share.
(Sadece kendin gel, belki paylaşmak için bir atıştırmalık getirirsin.)
B: Sounds good, I’ll be there!
(Güzel, orada olacağım!)
Diyalog 3:
A: Do you want to come for a walk this weekend?
(Bu hafta sonu yürüyüşe gelmek ister misin?)
B: I’d love to! Where are we going?
(Çok isterim! Nereye gidiyoruz?)
A: I was thinking of the Lake Eymir.
(Eymir Gölünü düşünüyordum.)
B: That sounds amazing! Let’s do it.
(Bu harika bir fikir! Hadi yapalım.)
İngilizce Reddetme Diyalogları
İngilizce reddetme kalıpları ile hazırlanmış diyalogları pratik yapabilmek için aşağıdan inceleyebilirsiniz.
Diyalog 1:
A: Do you want to join us for dinner tonight?
(Bu akşam yemeğe bize katılmak ister misin?)
B: I’d love to, but I already have plans.
(Çok isterdim ama zaten planım var.)
A: No problem, maybe another time.
(Sorun değil, belki başka bir zaman.)
B: Definitely! Let me know next time.
(Kesinlikle! Bir dahaki sefere haber ver lütfen.)
Diyalog 2:
A: Would you like to come to the concert on Friday?
(Cuma günü konsere gelmek ister misin?)
B: Thanks for the invite, but I’m not really into live music.
(Davet için teşekkürler ama canlı müzik pek bana göre değil.)
A: That’s okay, maybe we can do something else soon.
(Sorun değil, yakında başka bir şey yapabiliriz.)
B: Sounds good, just let me know.
(Kulağa hoş geliyor, bana haber ver yeter.)
Diyalog 3:
A: Do you want to go shopping after school?
(Okuldan sonra alışverişe gitmek ister misin?)
B: I’m afraid I can’t today, I’ve got a lot to do at home.
(Korkarım bugün olmaz, evde yapmam gereken çok iş var.)
A: No worries, maybe next week?
(Sorun değil, belki gelecek hafta?)
B: Yeah, that would be better. Thanks!
(Evet, o daha iyi olur. Teşekkürler!)
İngilizce Kabul Etme ve Reddetme Cümleleri, Sözleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İngilizcede kabul etme cümleleri nelerdir?
İngilizcede kabul etme cümleleri, bir teklifi, daveti veya öneriyi olumlu şekilde yanıtlamak için kullanılan ifadelerdir. İngilizcede “Sure!” (Tabii ki) veya “I'd love to!” (Çok isterim) gibi kalıplar örnek olarak verilebilir.
Accepting refusing ne demek?
"Accepting" kelimesi İngilizcede "kabul etme", "refusing" ise "reddetme" anlamına gelmektedir.
İngilizce Kabul Etme Cümlesi nedir?
İngilizce kabul etme cümlesi, karşı tarafa olumlu bir yanıt vermek için kullanılan kısa ifadelerdir. İngilizcede “That works for me” (Bu benim için uygun.) veya “Totally!” (Kesinlikle!) ifadeleri kabul etme cümlelerine örnek olarak verilebilir.
İngilizce Reddetme Cümlesi nedir?
İngilizce reddetme cümlesi ise, bir öneri, istek veya daveti nazikçe veya açık bir şekilde geri çevirmek için kullanılan ifadelerdir. “I'm afraid I can't” (Üzgünüm yapamam) veya “Maybe another time” (Belki başka bir zaman) gibi kalıplar örnek olarak verilebilir.